Nural

7/10
·55 syf.··
2025 10. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 01:44
Ermiş, klasik anlamda bir hikâye anlatmıyor; daha çok insana kendini dinleten bir kitap. Okurken olayları değil, duyguları takip ediyorsun. Sevgi, evlilik, özgürlük, acı, çalışma ve ölüm gibi konular tek tek ele alınıyor ama kesin doğrular dayatılmıyor. Her başlık, okuyucunun kendi hayatına dönüp bakmasını istiyor. Kitabın dili şiirsel ve sakin. Bu nedenle hızlı okunabilecek bir metin olsa da, aslında yavaş okunmayı hak ediyor. Bazı cümleler ilk anda çok basit gibi görünse de, üzerinde durdukça derinleşiyor. Özellikle sevgi ve özgürlük üzerine olan bölümler, ilişkilerle ilgili bakış açısını yumuşatan ve sorgulatan bir etki bırakıyor.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
Reklam
8/10
·183 syf.··
2025 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 12:57
İnsan Olmak, adından da anlaşılacağı gibi büyük iddialarla değil, basit ama zor sorularla ilerleyen bir kitap. Engin Geçtan, insanı ne yüceltmeye çalışıyor ne de yargılıyor; daha çok olduğu haliyle, zaaflarıyla, çelişkileriyle masaya yatırıyor. Kitabı okurken bir psikoloji kitabı okuduğumu sık sık unuttum; çünkü anlatılanlar akademik tanımlardan çok, günlük hayatta kendimi ve çevremdeki insanları yakaladığım anlara benziyordu. Kitabın en çarpıcı yanı, “normal” dediğimiz pek çok davranışın aslında birer savunma mekanizması olabileceğini göstermesi. İnsanların çoğu zaman gerçekten istediklerini değil, alıştıklarını ya da onaylanacağını düşündüklerini yaptığını fark ettiriyor. Bunu yaparken de okuru suçlamıyor; aksine “hepimiz böyleyiz” diyerek rahatlatıyor ama aynı anda dürüst bir yüzleşmeye zorluyor. Engin Geçtan’ın dili sade, akıcı ve yer yer rahatsız edici derecede gerçek. Bazı cümleler insanın içini sıkıyor çünkü kaçmak istediğimiz gerçeklere dokunuyor. Kendimizi tanıdığımızı sanarken aslında ne kadar otomatik yaşadığımızı, ne kadar çok rol oynadığımızı sorgulatıyor. Kitap boyunca sık sık durup “ben bunu neden böyle yapıyorum?” diye düşündüm. İnsan Olmak, okuduktan sonra hemen kapanıp unutulacak bir kitap değil. Bitince insanın bakışı biraz değişiyor; hem kendine hem başkalarına karşı. Daha anlayışlı ama daha farkında bir yerden bakmaya başlıyorsun. Belki de kitabın asıl gücü burada: insana “mükemmel olmayı” değil, kendini görmeyi teklif etmesinde. Kısacası bu kitap, insanı anlatıyor ama en çok da okuyan kişiyi. Rahatlatmıyor, süslemiyor, ama gerçek hissettiriyor. Ve bence tam da bu yüzden etkileyici.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
8/10
·1062 syf.··
2025 6. kitabı
·
161 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 13:56
Anna Karenina’yı uzun bir yolculuk gibi okudum. İçine girince sadece Anna’nın değil, her karakterin taşıdığı hayatı, sancıyı, arayışı hissettim. Romanın sonunda elimde sadece bir kitap değil, içime işleyen onlarca duygu kaldı. Anna… Evet, onun ölümü beni derinden sarstı. Çünkü sadece aşkı için savaşmadı. Sevgiye, anlayışa, gerçek bir var oluşa ulaşmak istedi ama alabildiği sadece kısıtlamalar, yargılar ve eksik bir sevgi oldu. Vronsky’nin aşkı, Anna’nın yükünü taşıyacak kadar derin değildi. Anna’nın yaşadığı boşluğu, içinde çığlık çığlığa kalan bir kadını anlamak beni çok etkiledi. En sonunda, sadece aşkı değil, kendini de yitirdi. Ve ben onun sonunu okurken, o yalnızlıkla içimde bir yerlere dokundum. Ama bu kitap sadece Anna’dan ibaret değil. Levin’in içsel sorgulamaları, yaşamın anlamını arayışı da çok kıymetliydi. Onun toprakla, doğayla, sade hayatla kurduğu bağ; Tolstoy’un kendi iç sesi gibiydi. Benim için Levin’in bölümleri, nefes almak gibiydi. Hayatın karmaşası içinde basit şeylerde huzur arayan herkes gibi, ben de Levin’le yürüdüm o tarlalarda. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer yön de karakterlerin ikilemleriydi: Karenin’in ahlaki duruşu ama duygusal soğukluğu, Kitty’nin büyüme süreci, Vronsky’nin çelişkileri… Hiçbiri siyah ya da beyaz değildi. Bu da romanı bu kadar gerçek ve etkileyici yapan şeydi. Herkes haklıydı bir yerde ama kimse tam olarak mutlu değildi. Tolstoy bize aşkı da gösterdi, vicdanı da. Toplumsal kuralları da anlattı, bireysel acıları da. Bir kadının nasıl yavaş yavaş göz göre göre yalnızlığa itildiğini, bir adamın nasıl içsel bir huzura ulaşabildiğini okudum. Ve anladım ki bu kitapta herkes biraz kayboluyor, herkes biraz kendini arıyor. Anna Karenina, yalnızca bir aşk romanı değil; insan ruhunun, iç çalkantılarının ve hayattaki anlam
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
9/10
·202 syf.··
2024 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2024 11:46
Kitabın içindeki öykülerin her biri diğerinden daha etkileyiciydi.İlk öykü Nastyenkanın hem bana hem de hayalpereste yaşattığı hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor. Ben sinirlerime hakim olamazken kendisi çok kibar ve anlayışlıydı.. Lakin beni en çok etkileyen, sonuncu öykü olan Yufka Yürekli… İnsanın kendine mutluluğu yakıştıramaması, bozulacakmışcasına yaşaması ve gerçekten de bozulması.. Kendini gerçekleştiren kehanet diyebilir miyiz buna? Bence evet. Bunun yanı sıra kendine verilen işi yetiştirememe korkusunun doğurduğu sonuçlar, bana, sonucu bu denli ağır olmasa da günümüz iş hayatından birçok şey anımsattı. Velhasılıkelam iyi ki okumuşum, iyi ki tanışmışım kendileriyle.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,1bin okunma