Asırlarca Türkün malı olmuş, Türk sesiyle ve Türk sanatıyla işlenmiş; ev, âile, köy Türkçesine, aşk ve îman Türkçesine girmiş; Türkün heyecânına işlenip vicdânına yerleşmiş ve Türk olmuş kelimeler de verilemez.
Bunlar, bizim zafer ve şeref hâtıralarımızdır.
Bunlar birtakım aşağılık duygusu içinde çürüyenlerin değil, bizim büyüklük devirlerimizin ve yukarılık duygularımızın zafer abideleridir.
Bizimdirler ve bizim kalacaklardır.