"Pek sayılmaz. Otlar rüzgarın hangi yöne estiğini gösterir ve ben de bugün bazı küçük keşiflerde bulundum. "
"ah, hadi bize anlat!" dedi, yanı başında oturan Meg.
"işte bir tanesi," diyerek sandalyesinin kolunda duran eli aldı, serteşen işaretparmağını, elin üstündeki yanığı ve avucundaki birkaç nasırlı gösterdi. "bu elin apak ve pürüzsüz olduğu zamanları hatırlıyorum, öyle kalsınlar diye çok uğraşırdın. O zaman da çok güzeldi ama bence şimdi daha da güzel, çünkü bu kusurlarda bir hikaye saklı olduğunu görebiliyorum. Bu yanık, kibir ve gösterişe adanmış;bu sertleşen avuç, nasırlardan fazlasını kazanmış ve eminim ki şu iğne izleriyle kaplı parmakların işlediği dikişler öyle iyi niyetle yapılmış ki uzun süre dayanacak. Meg, hayatım, ben bir evi ev yapan hamaratlığa, apak ellerden ya da revaçta olan marifetlerden daha çok değer veririm. Bu güzel, üretken küçük eli sıktığım için gurur duyuyorum ve umarım yakın zamanda bu eli başkasına vermek zorunda kalmam