#elvedagülsarı
Biraz üzülmeye hazır mısınız?
Kitapta baştan sona ara vermeyen bir hüzün sardı beni. Tamamen atın hikayesini anlatacağını düşündüğüm yazar, asıl Kırgız Tanabay'ın adanmışlık öyküsünü anlatıyordu. Ve yaşamın her köşesinde ona eşlik eden Yorga Gülsarı..Gülsarı öyle güzel ki, kim güzel olmuş da başına gelmeyen kalmamış diyeyim siz anlayın.. Kitabın içinde atlar ve Kırgız kargışları hakkında ufak ufak bilgiler bulabilirsiniz.
Tam da köye gitmiş ve eski zamanlar ile şimdiyi karşılaştırmıştım zihnimde. Zaman değişmişti.Artık tütün yapamayan köy halkı, yaylalara da gidemiyor ve eskiden eğlendiğimiz, koştuğumuz alanları harabe halinde görmek bile bir çeşit ölümdü içimde.Sevdigimiz insanların gerek iş gerek eş için göçmesi, kiminin ölmesi, kalanların da eskisi gibi sağlam olmayışı tüm neşeyi ve çocukluğu silmişti sanki köyden. Bu yüzden genç bir adamın yaşlanma süreci bana arkadaşlık ederek bir nebze yalnız olmadığımı hissettirdi.
Bektaş karakterini çok asil buldum. İnsan vazgeçmeyi bilmeli. İçinde adanmışlık da olsa değer görmediği yerden arkasına bakmadan gitmeli.
En sevdiğim alıntı:
"Ölesiye bitesiye çalıştınız, insan gibi yaşamadınız, şimdi de bize nefes aldırmak istemiyor, insan gibi yaşamamıza engel olmak istiyorsunuz"
"Oysa insan ruhunun aynası, el hüneri, göz nuru değil midir?"
Kitaptan öğrendiğim birkaç kelime :
Tıynet:huy
Uz:güzel
Kodaman:para ve mevki sahibi kimse
Yılkı:at sürüsü
İğdiş:erkeklik yapamayacak duruma getirilmiş
Yorga:Binicisini sarsmayan at yürüyüşü
#kitapyorumu #kitapalıntıları #kitapönerileri #bookstragram #okudumbitti #kitapönerisi #bookstagramturkey