Sana çok şeyler öğretecek kedere "Hoş geldin," de. Kederin pencerelerinden içeri tertemiz bir hava girsin, bırak. O hava içimizin gözeneklerinden nüfuz etsin, yeknesaklığın tozlarını havalandırsın ve bizi varoluşun dolu doluluğuyla buluştursun. Bizi can sıkıntısının çölünden diriliğin hüznüne çıkarsın. Dünya, yeşerecek tohumları bekliyor. Kimseye kendini göstermek zorunda değilsin. Kimseyle yarışmak zorunda değilsin. Elindeki fidanı dik, gönlündeki tohumu toprağa göm. Senin eylemin bu: Erdemli keder. Dünyada çok acı var ve sen geçip gidemiyorsun. Bir el seni çiçekleri dirilt meye zorluyor. Onların direncini senin direncine bağ layan bir yol var. Yok, sen usulca yürü, koşma. Fısılda ama bağırma. Kederin garibi ol sen. Görünmeyen kapı sana açılacaktır. Semaya bak.
Ölümün farkındalığı ölümden önceki hayatı da daha doğru yaşayabilmek için bize bir imkân veriyor. Sözün tam da burasında, hayatı daha sakin ve anlamlı yaşayabilmek için bir reçete paylaşmak istiyorum, bugünlerde böyle formüller pek revaçta, basit olmasına basit ama belki de hakikat basit ve sade olanda gizlidir.
1) Sessiz ol. Zihnine bir firsat ver. İçini genişlet.
2) Bilinçli bir şekilde nefes al ve ver. Aldığın her nefesin farkında ol. Ânı genişlet.
3) Tefekkür etmek için vakit ayır. Vakti olgunlaştır.
4) Tek başına sakin zaman geçir. Zamanı genişlet.
5) Düşünce ve fikirlerini bir köşeye yaz. Zihnini genişlet.
6) Çiz, resim yap veya elinle bir şeyler inşa et.
7) Şarkı söyle. Dua oku. Zikret. Ruhunu genişlet.
8) Her yere yürü, yürüyebildiğin kadar yürü. Yürüyerek gidebileceğin her yere yürüyerek git. Ufkunu genişlet.
9) Kendi mahalleni yürüyerek tanı. Evinin etrafındaki insanları, dükkânları, zenginliği fark et. İçini genişlet.
10) Bir yabancıya gülümse. Bu sana hiçbir şeye mal olmaz. Ama gününü daha güzel geçirmeni sağlar.
11) Başkalarıyla konuşmak için bir fırsat yarat. Çevreni genişlet.
12) Yanından geçip hiç uğramadığın bir parka veya bir mabede gir. Orada ruhunu dinlendir. Bir mezarlığa git, evvel gidenlere selam ver, onlarla konuş.
13) Kendini doğaya bırak. Tabiatta bir yürüyüş yap, yaprakları eline al, toprağı okşa, bir ağacı sev. 0 ağacı yeşerteni sev.
14) Süpermarketteki metal arabayı sürmek yerine yerel üreticilerin pazarına git ve gıdanı onlardan temin etmeye çalış. Hoş beş et, onların hikâyelerine misafir ol.