Zaman zaman yapraklar üzerinde bu setleri görürsünüz;bunları beyaz noktalar ,hücrelerin ,yakınlarındaki bakteriler başka yerlere sıçramasın diye kelimenin tam anlamıyla kendilerini öldürdükleri yerlerdir
Bitkilerin kendilerine dokunulduğunun farkında olduğunu keşfetmek biraz şaşırtıcı, hatta biraz da huzursuz edicidir. Kendilerine dokunulduğunun farkında olmanın dışında bitkiler, sıcakla soğuğu ayırt edebilir ve dallarının rüzgârda salındığını bilirler. Bitkiler doğrudan teması hissedebilir: Sarmaşıklar gibi bazı bitkiler, çit gibi bir nesneyle temasları halinde hızla büyümeye başlayıp çite sayılabilirler ve Venüs sinek kapanı, yapraklarına bir sinek konduğunda çenesini kasıtlı bir şekilde kapatır. Bitkiler görünüşe göre kendilerine çok fazla dokunulmasından da hoşlanmazlar, zira bir bitkiye dokunmak veya onu sallamak o bitkinin büyümesinin durmasına yol açabilir.
Öncelikle olayların akış sırası, Ayşe Kulin'in ele alışı, dili çok güzeldi.Aylin karakterinin hayatında aldığı kararların mantığından çok ne istediğine göre şekil vermesi, kalbini dinlemesi ve bu yüzden uktelerinden çok başarılarının olması herkese rağmen kendini kalıplara koymadan yaşamasından, ânı yaşamasından çok etkilendim.
Kitabı bitirdikten sonra incelemek için tekrar okumak istedim.Bir kısmın aksine ben Aylin'in vefatı ucu açık da olsa Aylin'in yazılmaya, okunmaya değer bir karakter olduğunu düşünüyorum.
Öncelikle olayların akış sırası, Ayşe Kulin'in ele alışı, dili çok güzeldi.Aylin karakterinin hayatında aldığı kararların mantığından çok ne istediğine göre şekil vermesi, kalbini dinlemesi ve bu yüzden uktelerinden çok başarılarının olması herkese rağmen kendini kalıplara koymadan yaşamasından, ânı yaşamasından çok etkilendim.
Kitabı bitirdikten sonra incelemek için tekrar okumak istedim.Bir kısmın aksine ben Aylin'in vefatı ucu açık da olsa Aylin'in yazılmaya, okunmaya değer bir karakter olduğunu düşünüyorum.