E

E
Bütün masalların mutlu sonla biteceğine inandırıldık. Mutsuz sonlara duyduğumuz öfke yüzünden.
“Bastonu elinde , çicek bahçesinde dolaşan bir Tanrı adamının ,dostlarını balinaların karnına yerleştirmesini , bir çığlık koparıp ölmesini , üç gün sonrada dirilmesini kabul edemem: Baştan başa saçma, üstelikte fizik kanunlarına aykırı şeyler bunlar; Buda bize papazların yüzler kızartıcı bir bilgisizlik içinde çürüdüklerini gösterir. İşin kötüsü , kendileriyle birlikte halkı da batırmak istiyorlar bu bilgisizliğe.”
Sayfa 104 - Can klasik
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanoğlu asla değişmez
Aynı zamanda mezar kazıcı ve kilise hademesi de olan (bölgenin cenazelerinden çifte kazanç sağlar böylece) bekçi, alanın boşluğundan yararlanarak patates ekmiştir buraya. Bununla birlikte , küçük tarlası yıldan yıla daralır , bir salgın çıktı mı ölümlere sevinmesi mi, yoksa mezar yerlerine yanması mı gerektiğini bilemez. En sonunda bir gün papaz efendi: “Ölülerle besleniyorsunuz, Lestiboudois,” demişti kendisine. Bu ağır söz onu düşündürmüş, bir süre ara vermişti; ama bugünde sürdürüyor patates ekmeyi ; hatta, büyük bir soğukkanlılıkla, kendi kendilerini yetiştiklerini savunuyor.
Sayfa 99 - Can klasik
Alıntı
İçsel sıkıntı
Müziği bıraktı. Ne diye çalacaktı? Kim dinleyecekti ki? Mademki hiçbir zaman kısa kollu , kadife bir giysi giyip bir Erard piyanosu üzerinde , bir konserde, fildişi tuşlara hafif parmaklarıyla dokunamayacak, mademki çevresinde meltem gibi bir coşkunluk mırıltısı duyamayacaktı, çalışıpta kendisini yorması yersizdi. Resim kartonlarını, nakışlarını dolaba attı. Neye yarar ? Neye yarar? Dikiş onu sinirlendiriyordu. “Her şeyi okudum,”diyordu kendi kendine.
Sayfa 86 - Can klasik
Alıntı
Aynı hisler
Bu umut kırıklığının verdiği sıkıntıdan sonra yüreği yeniden boş kaldı, gene o değişmez günler başladı…
Sayfa 85 - Can klasik
Alıntı
Yabancı bitkiler gibi aşk da hazırlanmış topraklar, özel bir sıcaklık istemez miydi ?
Sayfa 81 - Can klasik
Alıntı