"Her üçü de sevdalarını unutana dek sevmişlerdir. Oysa ben
unutmak istemem. Seni unutup da serapları, suretleri, türküleri sevmek istemem. Ben seni sevmek isterim. Olduğun gibi seni. Görerek, işiterek, dokunarak, seninle birlik yaşayarak sevmek isterim."
Selvihan bu söz üzre dedi ki:
"Ya Muradhan peki, beni bu on günlük yola süren, seni semahında kitleyen şey n'ola ki bunca tutmazı, tutar etmek ister."
Muradhan dedi ki,
yedi sesinde yedi kırık ezgiyle:
"Belli ki sevdadır...
"Sevgiyi, sevmeyi niye böyle geçmişte arıyorsun?"
"Her şeyi öylesine yitirdik ki... Bir daha dönmemecesine. Belki de her şey geçmişte kaldı. Bir daha yaşanamayacak olan o şey.
Biz işte onu yitirdik. Her şey boşlukta şimdi."
Bir keresinde kendinizi bir insanın yerine koymadan, onun yerinde olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışmadan, asla onu tanımayacağınızı söylemişti.