İşe bakın ki cevaplarımı gezegenin en ücra köşelerinde ararken, iyileşebilmek için harika kaynakların zaten benim içimde olduğunu, sadece ortaya çıkmayı beklediklerini anladım
Öncelikle büyük bir hüzünle ve her satırında acı çekerek okuduğum bu kitabı ömrümün sonuna kadar minnet duyacağım anneme ve bu kutsal görevi layıkıyla yerine getiren bütün koca yürekli annelere adıyorum.
Kimi zaman yanağımdan süzülen gözyaşı damlasının etkisiyle, kimi zaman ürperen tüylerimle beni en derinden etkileyen bu acıklı ama bir o kadarda gerçekleri gözler önüne seren hikayede öğrendiğim en büyük değerlerden biri şefkat oldu, bazen hayal edemeyeceğim derecede yürek burkan sahnelerin etkisiyle irkilmem, akıl sır erdirmeyeceğimiz derecede cani bir anne ve onun küçük kurbanı bu hikayenin başrolünü üstleniyor.
Hayatta kalmayı artık bir görev edinen Dave Pelzer'ın acıklı öyküsünü kaleme aldığı bu hikayeyi bence herkes okumalı.
Her türlü kötülüğü ve istismarı göz ardı edip sadece tweet atarak insanların hayatına bi katkıda bulunduğumuzu düşündüğümüz bu günlerde birşeylerin farkına varmak adına okunması gereken en başarılı yapıtlardan biri benim için.
Artık birşeylerin farkına varmamız umuduyla...
İyi okumalar.
Ve o karanlık hücrelerde,
Her cadde dolu alabildiğince,
Yaşıyor ruhlar, ama gudubet...
Ah ne biçimsiz, ne çirkin.
Nerde kaldı o eski güzellikleri,
Bilmediği insanların kıymetini.