“Nefret ve acıyla dolu bir dünyada yaşıyoruz, karanlık zamanlardan geçiyoruz ama ararsan hâlâ bulabileceğin sevgi ve ışık da var. Tanıdığın herkes hem iyi hem de kötü olma potansiyeline sahip. Birisinin doğrusu, başka birisinin yanlışı da olabilir. Güzellik ve kusursuzluk gibi sahte fikirlere gereğinden fazla önem yükleyen
bir toplum yarattık. Dünya klon gibi davranan insanlarla dolu; hepsi belli bir şekilde görülmek ve duyulmak istiyor. Küçük ekranlarda kendilerini başkalanyla durmaksızın kıyaslamakla öyle meşguller ki daha büyük resmi göremiyorlar. Ben dünyayı değiştiremeyeceğimi kabullendim ama eşsizliğin korkulacak ya da hor görülecek değil, kutlanacak bir şey olduğuna inanıyorum. Hayat hem güzel hem de çirkin, bizim de madalyonun iki yüzüyle birden yaşamayı ve karanlıktaki ışığı görmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Dünya Güzel Çirkin, ilişkiler Güzel Çirkin, insanlar Güzel
Çirkin. Bunu anlamak hayatı yaşamayı kolaylaştırıyor.”
Hem gezegenin hem de bizlerin geleceği için
ağaçların ne kadar önemli olduğunu anlamıştı ama o zamanki yetkililer ona kulak asmadı. Bugünkü yetkililer de kulak asmıyor. Yakında öğreneceksin: Böyle bir yerde yaşaymca hepimiz
bir şekilde bağlantı içinde oluyoruz. Ağaçlar büyüdükleri gibi küçülürler de ve bence bu insanlar için de geçerli. Ne kadar büyürsek,
o kadar küçük hissetmeyi öğreniriz. Ne demek istediğimi anlıyor musun?