aharda çimenler açıklı koyulu renkleriyle toprağı kaplar; bahar
yağmuru, çimenlikler üzerinde tatlı dalgalar, menevişler meydana getirir;
kırların ötesinde berisinde renk renk, yığın yığın çiçekler açılmaya
başlar. Hafif ve tatlı bir esinti, suyun üzerinde, temiz bir alındaki
çizgilere benziyen kırışıklar peyda eder. Ufak dalgacıklarla su
kabarcıkları, rüzgârın önüne düşerek bir yere toplanmış yasemin
döküntülerini hatırlatır. İşte o zaman, kırları zevk ve safadan
kımıldamaya takati kalmamış bir deniz, denizleri şevkinden titri-yen bir
kır sanırsın...
En güzel yazarlık mesleği tarifini Çetin Altan'dan duymuştum:"Birini,boş kağıtlar ve sivriltilmiş kalemlerle bir odaya koyun,eğer oradan karnını doyuracak malzeme çıkarsa,işte yazar odur."
Bir de o kadar uğraşmışım storyteller olmak
için. Tencere kapağız, yemeğin kokusu şimdiden nefis.
Üstüne bir de şampiyon olduk mu! Kıllanıyorum ar-
tık, her şey bu kadar kıyak gidemez diye...