Sümeyye Nur

Sümeyye Nur
@Nurkctpe
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
üniversite
Kastamonu
268 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·408 syf.··
2026 10. kitabı
BİR SABAHATTİN ALİ ROMANI YEŞİL MÜREKKEP Başına gelecekleri bilse katiyen çıkmazdı o yolculuğa Sabahattin Ali. Kitap bu cümleyle başlıyor. Ne büyük şeyler kaybettik dedirtiyor insana. Sabahattin Ali okumayı severim. @osmanbalcıgil Yeşil Mürekkep romanıyla bize Sabattin Ali’nin hayatını roman şeklinde anlatmıştır. Bunu anlatırken bunu söylemek bana düşmese de kendisinin her şeyi ne kadar araştırdığını ve bize Sabahattin Ali’nin hayatı dışında onun yaşadığı dönemle ilgili ne kadar güzel bilgiler verdiğini de görmek mümkün. 1. Dünya savaşı sonrasında yaşanan siyasi süreci aydınların bu konuda verdikleri mücadeleleri arka planda o kadar güzel anlatmış ki. Sadece bununla da kalmayarak Nazım Hikmet Aziz Nesin Nihal Atsız Hasan Ali Yücel gibi birçok önemli isimden de bahsetmiştir. Çok severek ve bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu. Gelelim Canım Sabahattin Ali’nin acıklı ve zorlu yaşamına kitabımız MEB’in açtığı bir sınavı kazanarak Almayaya giden Sabahattin Ali ile başlıyor. Derslerinde çok başarı olan yazarımız orda karıştığı bir olayla eğitimini bitiremeden maalesef memleketine dönmek zorunda kalıyor. Memleketinde Almanca Öğretmeni oluyor. Sabahattin Ali’nin Yeşil Mürekkepli kalemiyle yazma süreci ve yaşadığı zorluklar böylelikle başlamış olur. Öğretmenlikten atılır. Yolda taşlanır defalarca cezaevine girer işkence görür fakat yazmaktan asla vazgeçmez. Yani yazılan bu eserler bizlere hiç kolay ulaşmamış. Cezaevinden çıktıktan sonra ailesini geçindirmek için nakliyecilik bile yapmıştır. En son Aziz Nesin ile çıkardığı dergilerinden kaynaklı olarak Komünist damgası yer ve mahkumiyet kararı çıkar bu yüzden ülkeyi terk etmek zorunda kalır. Kırıkkale üzerinden Bulgaristan’a kaçarken bir komploya kurban giderek öldürülür. Yazdığı Ankara romanı yarım kalır. Hala mezarı
Yeşil MürekkepOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20266,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·248 syf.··
2026 11. kitabı
SİZE BİR SIR VERECEĞİM Mustafa Kaya kitabına “ Bu kitapta gizlenmiş sırlar var” diyerek başlıyor. Kitabın başında yaptığı açıkmayla sizi kitaba çekmekle kalmıyor “Size bir sır vereceğim” diyerek sizin kitabı daha dikkatli okumanızı da sağlıyor. Gerçekten aşırı güzel ve akıcı bir kitaptı. Herkesin okumasını tavsiye ederim altını çizdiğim çok yer oldu. Bildiğim bilmediğim bir sürü şey vardı ve kitabı okudukça hepsiyle ilgili daha detaylı daha fazla bilgiye sahip olmak istiyorsunuz. Kitabı okudukça ben hiçbir şey bilmiyor muydum bir insan nasıl bu kadar bilgiye sahip olabilir dedim konuşmalar oldukça sanki sizde ordaymışsınız gibi hissediyorsunuz ve daha fazla konuşsun hep anlatsın ben dinleyeyim diyorsunuz ben öyle okudum. Kitapta tasavvuf ön planda gibi olsa da aslında günlük yaşamla birlikte bunu bize veriyor zaman, rüya, su ve bunların hepsini bir sırrı olduğunu okuyorsunuz. Hayatımızın içinde görüp dikkat etmediğimiz şeyler aslında ne kadar da önemli her şeye daha farkında olarak farklı bir gözle bakmaya başlıyorsunuz. Kitabımız Amerika da beş alto arkadaşın bir masada sohbetiyle başlıyor hepsi kendi çapında bir yerlere gelmiş bir şeyleri başarmış insanlar ve her cumartesi toplanıp sohbetler ediyorlar ülkelerinden ve birçok konudan bahsediyorlar. Bu toplantılara katılmayan tek kişi genellikle Tekin oluyor. Bu toplanmalarda bir de Hulusi Amca karakteri var. Hulusi amca hepsinden yaşça büyük derin tasavvufi bilgilere sahip ve onlara da güzel şeyle anlatan sırlar veren biri. Hulusi amcanın bir hocası ve bir de dostu var bu kişilerden öğrendiği bilgileri yeri geliyor ve size bir sır vereceğim diye anlatıyor ama öyle güzel şeyle anlatıyor ki hep anlatsın istiyorsunuz. Bu bilgiler doğrudan inanılan ve sorgulanmaması gereken bilgiler oluyor. Tekin’in il ortağı Hakan Hulusi
Size Bir Sır VereceğimMustafa Kaya · Fenomen Kitaplar · 20171,942 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 9. kitabı
OTUZ MİLYON KELİME Bir çocuğun sahip olduğunu öğrenme yeteneği hayatının ilk yıllarında duyduğu dille ilgili miydi? Çocuklarımızın konuşmasında ve ilerleyen yaşamlarında en belirleyici faktör biziz. Otuz Milyon Kelime fazlasıyla detaylıca okuduğum bir çok yerin altını çizdiğim notlar aldığım bir kitap oldu. Tabi ki bu kadar detaylı anlatamam ama kısaca bir şeylerden bahsetmek istiyorum. Doğduğun ev kaderindir. Bu dünyaya hepimiz bir şekilde geliyoruz fakat hepimiz aynı koşullara ve imkanlara sahip değiliz. Ebeveynlerimizin bizlere sunduğu maddi ve özellikle manevi destek bizim şimdiki yaşamımızla birlikte gelecekte de neler yapabileceğimize dair bir belirleyicidir. 0-3 yaşın çocuğun gelişiminde ne kadar önemli bir yeri olduğunu bu kitap bize örneklerle birlikte sunmakta. Erken yaşta dil ortamı geniş olan sürekli desteklenen bir çocukla dil ortamı kötü olan ve sürekli başkalarıyla kıyaslanan eleştirilen bir çocuğun ilerleyen yaşamlarında aynı koşullara sahip olmayacağını hepimiz biliyoruz. Her aile çocuklarının en iyi şekilde yetişmesini ve öğrenmelerini ister. Irk cinsiyet sosyoekonomik koşullar ne olursa olsun bunlar dil kadar öğrenme de belirleyici bir faktör değildir fakat kültürel farklılıklar insanların yaşam koşulları kendi beklentileri ve yapamadıkları sebebiyle çocukların üzerinde bıraktıkları etkiler aileden aileye değişim göstermekte. Dil eğitiminde farklılık yaratan şeyler çocuğun duyduğu kelime sayısı ve bunun nasıl söylendiği ailenin birbiriyle olan iletişimleri belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Çocuklarımızda günlük hayatı sürdürme dışında konuşmalar yapmak oyunlar oynamak ve bu oyunlarda sohbet etmek gerekir. Çocuğun sorduğu her soruya cevap vermeye çalışın. Her çocuk her kişi her konuda iyi değildir ama her konuda azda olsa bir şeyler öğrenme
Otuz Milyon KelimeDana Suskind · Buzdağı Yayınevi · 20205,3bin okunma
Yabancı
Puan vermedi·110 syf.··
2026 8. kitabı
YABANCI Bugün anne öldü. Belki de dün bilmiyorum. Bakımevinden bir telgraf aldım. “Anneniz öldü. Cenazesi yarın kaldırılacak” Saygılar Bundan pek bir şey anlaşılmıyor belki de dün ölmüştür. Patronumdan izin istedim bundan pek memnun olmadı. Asıl onun bana başsağlığı dilemesi gerekir. Şimdi anne ölmemiş gibi gömüldükten sonra ise tam tersine mesele kapanır ve her şey resmi bir hal alır. Meursault yaşadığı dünyaya, çevreye insanlara en çok da kendine yabancılaşmış bir karakter. Ona göre hayat yaşama zahmetine bile değmeyen bir şey. İster erken ister geç herkesin bir gün bu dünyadan gideceğini düşünen geç olsa da erken olsa da onun için bir şey değişmediğini düşünen biriydi. İnsanı diğer canlılardan ayıran şey koşullara verdiği tepkiler ve duygularıdır. Hepimiz birbirimizden farklı doğar farklı yaşar ve farklı ölürüz. Meursault’u bizden ayıran nokta işte burasıydı. O herkesin bir gün hayatından çekip gideceğini kabullenmişti ve onlara karşı ekstra bir duygu beslemiyordu. Her eşya her nesne her insan bir gün gidecek yok olacak bu hayatın normali bu yüzden olsa da farketmez olmasa da farketmez diye düşünüyor. Belki de bu yüzden annesinin ölümünü bu kadar soğukkanlı ve ağlamadan karşılamıştı. Bu yüzden onu suçlayabilir miydik? Suçladık suçladılar. Meursault’un işlediği cinayetten çok bu topluma aykırı gibi gelen tepkisizliğinden suçladılar sorguladılar ve öldürmek istediler. Dünya kendi gibi olmayanı asla kabul etmek istemiyor bu mesajı bu kitapta çok net anlıyoruz. Hem kitaba devam etmek istiyoruz bir noktada ona hak veriyoruz hem de bu kadar kayıtsız ve tepkisiz olduğu için ona kızıyoruz. Hiç bir şeyi benimsemeyişini annesine bile annem değil de anne diye seslenişinden görebiliyoruz. Aslında umursamadığı şey annesi yada
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
Suç ve Ceza
Puan vermedi·704 syf.··
2026 7. kitabı
SUÇ VE CEZA Kitabın karakterleri -Rodion Romanoviç Raskolnikov: Başkarakter Rodya -Alyona İvanovna: Tefeci kadın -Lizaveta: Tefecinin kardeşi -Bay Marmeladov: Sonyanın babası meyhanedeki sarhoş adam -Katerina İvanovna: Marmeladov’un eşi -Lippevehzel: Katerina’nın ev sahibi -Amalya Feodorovna: Raskolnikov’un ev sahibi -Nastasya: Hizmetçi -Pulheriya Aleksandrovna: Rodyanın annesi -Avdolya Romanocna: Dunya, Duneçka Rodya’nın kız kardeşi -Pyotr Petroviç Lujin: Dunya’nın nişanlısı -Andrey Semyoniç Lebezyatnikov: Lujin’in ev arkadaşı -Razumihin: Rodyanın arkadaşı -Nikodim Fomiç: komiser -İlya Petroviç: Komiser yardımcısı -Zamyatov: Karakol sekreteri -Zosimov: Hekim -Arkadiy İvanoviç Svidrigaylov: Dunyanın işvereni -Marfa Petrovna: Svidrigaylov’un karısı Rodya annesi ve kız kardeşinden ayrı olarak yaşayan bir hukuk öğrensi düştüğü maddi sıkıntılar sebebiyle öğrenimine ara vermiş parlak bir öğrencidir. Annesinin göndereceği parayı beklerken değerli evinde ve üzerinde verilebilecek değerli şeyleri tefeciye götürerek hayatına devam etmeye çalışır. Bir gün bu sıkıntılardan dolayı yaşadığı bir buhranla telefici kadını öldürmeye karar verir ve yaptığı cinayetle hayatının dönüm noktasını yaşar. Bir daha hayatı istese de eskisi gibi olmayacaktır.. Suç ve Ceza okumaktan aşırı keyif aldığım bir kitap oldu. Karakterler fazla olsa da her karakterin kendine ait bir unutulmaz bir işlevi var. Bizi çok farklı sorgulamalara itiyor olurken fakir bir öğrenciyle elinin bu kadar açık ve cömert olması rahata kavuşmak için işlediği cinayette çaldığı eşyalarım yüzüne bile bakmadan gömmesi en ironik olanı ise hukuk öğrencisiyken bir cinayet planlaması ve planda olmayan yeni bir cinayet işlemesi bu işlediği cinayetten dolayı hastalanması ama kendini ölmesi gereken birini öldürdüğü için topluma iyi
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Reklam