Çocuktum, bir uğultu kulaklarımın yanında göklerden gelen bir uyarı sanırdım
Korkmak, o zamanların reçetesiz ilaçları
avdan kaçan bir geyik, Allah’tan korkan bir çocuk
yasak düşünceler
bileğimden akan son çağrı
kendimi affetmeden önceki intihar
karşımda duran gölgelerden farkım yok benim Işıksız kalan tüm çocuklar bilir
yıldız kaymadan da tutulur dilekler
o zaman yalan söylemek iyilik olur
hediyelerde manalar olmazsa manalar hediye olur
bu yüzyıl anlamaz ama tarihte yazar sözleşmeyen toplumun hikayesi
dürtüler bir süredir günah
Suratımın solunda yazılı bir ayet
ayaklarımın altında yeraltının fısıltıları
babamdan kalma saat
zamanın uşakları olmadan ilerlemez bu yelkovan
eski bir söz
kim bilir insanın en gerçek halini
her mürekkep kendi yalanlarını saklar
bu mürekkepte dürüst olmayacak diye ikaz ederdim kendime
su birikintilerinde izleyince aksimi
yüzümü kaldırmadım yukarı
meleklerin tükürüklerinden saklamak için
Zamanın uşağı olmadığımdan
Kaldırmadım yüzümü
Boğulmaya ramak kala
Görmedim güneşin nereden doğduğunu
O an söylemeye utandığım arzular da ö*sün diye benimle
Bekledim
Bir derinliğin ortasında