Yöneticiler, yirminci yüzyıl bilincinden cehennem düşüncesini silmek için kitle iletişim araçlarını kullandılar. Mahkum edildiğimiz bu güçsüzlük içinde, ezilenlere bir zamanlar avuntu kaynağı olmuş ikonlardan bile yoksunuz artık.
Cennet totaliterdir, çünkü vatandaşlara sunulmak istenen yeryüzü cenneti, hükümetlerin kendi tasarımıdır. Bu cennetin nasıl bir şey olacağı, uzmanlar ve politikacılar tarafından kararlaştırılır.
Hayatta olma bilinci kendini daha güçlü bir şekilde hissettirir geceleri, ölümün varlığı da öyle. “Yaşamın anlamı” gece duyumsanır ve sorgulanır. Kimse bunu öğle yemeği sırasında tartışmaz.
Yaşam, gecenin konusudur.
İçkinin modasının geçeceği aklıma gelmezdi. Ama o da olmuş. Artık sarhoşluk drajelerde saklı. Birbirlerinin sağlığına yutuyorlar haplarını. Ne fark eder? Hiç! Danslar değişir. Kıyafetler, içkiler değişir. Ama bir şey kalır geriye: sabah olunca kalkıp gidilecek işler, okullar…