Kitabın dili ve üslubu her yaştan kesimin anlayabileceği akıcılıkta. Sıkılmadan gerçek tarihini okumak isteyenler için güzel bir seçim. Ne varki kitapta da dediği gibi ‘’ Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.’’ İnşallah okullarda da bir gün gerçek tarihimiz anlatılır kitapları okutulur.
Şanlı tarihimizin Osmanlımızın yerden yere vurulmasını büyük bir övünç kaynağı şeklinde yazılmış tamamen yanlı bir tarih yazımıdır. Ulu Hakan Abdülhamid Hanı , her yönüyle kötüleyen bir kitap. Düşük padişah diye kendince isim takıp alaycı bir üslupla yazılmış bu kitap okundukça ne kadar kalitesiz olduğu görülmektedir. Bu kitabı okumamın amacı düşük Mithat Şükrünün hedefini ve vatan hainliğini daha ayrıntılı öğrenmem içindir. Düşük diye dalga geçtiği bir padişah 100 yıl sonra saygıyla, özlemle, değeri kıymeti artarak anılıyor. Kendisi yaşamış olsaydı kimin düşük olduğunu, altına çamur atılsada altın kalacağını görürdü! DÜŞÜK Mithat Şükrü Bleda!
Betimlemeleri okumanın sıkıcı olmadığını hatta zevkli olduğunun kanıtı bu kitaptır galiba. Satranç oynamaya hiç ilgim olmadığı halde okurken kendimi çok eksik hissettiğim mükemmel bir kitap.
Gidenleri kimse vazgeçiremedi. Hedeflerimize körü körüne bağlı olmak bizi hedeflerimizin kölesi haline getirdiğini anlatan sürekleyici bir üslubuyla iyiliği görmemiz gerektiğini anlatan bir Tolstoy harikası...
Araştırılmadan yazılmış bir kitap. Aslında tarih kitabı değilde Şanlı tarihimizi yeren padişahlarımızla dalga geçen basit bir kitap zaman kaybından başka bir şey değil. Tarih kitabı yazmak emek ister basit olarak değerlendirebileceğimiz padişah isimleri bile doğru aktarılmamış.