Nursena. ❀

Nursena. ❀
@Nursena1283
Kimim ben? Hayatını Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.
9/10
·176 syf.··
2025 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 17:58
İnsanın Anlam Arayışı, insana dair en temel soruyu—acıya rağmen nasıl yaşamaya devam ederiz?— yaşatarak anlatan bir kitap. İnsanın Anlam Arayışı, insanın umutla ayakta kalma gücünü, hayal kurmanın iyileştirici yönünü ve acının içinde bile anlam bulabilme ihtimalini öyle derin bir dille anlatıyor ki, okurken sık sık durup düşündüm. Psikoloji, psikiyatri ve felsefeye ilgi duyanların mutlaka tanışması gereken bir kitap; çünkü insanı, insan yapan her katmana ustalıkla dokunuyor. Hayatta yönünü arayan, varoluş üzerine düşünen herkes için adeta bir pusula niteliğinde. Buna rağmen kitabın sonlarına doğru tempo biraz düştü; özellikle çeviriden kaynaklı olduğunu düşündüğüm bazı ifadeler anlaşılmayı zorlaştırırken tekrara düşen cümleler ise odağımı dağıttı. Bu yüzden konuya ilgisi olmayanların aynı tadı alabilmesi için biraz sabretmesi gerektiğine inanıyorum
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2025 28. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 22:17
Zavallı Şadan, zavallı Sabiha… Zavallı Cevher ve zavallı Hürrem. Birbirine bağlanan ama birbirini felakete sürükleyen insanlar silsilesi… Hüseyin Rahmi, kimsenin başına gelsin istemeyeceği bir sadakatsizliği öyle ustalıkla, öyle sürükleyici bir dille anlatıyor ki konunun bütün kirine pasına rağmen insan kendini sayfaların içine çekilmiş buluyor. Bazen “oh olsun, başka türlüsü mümkün değildi” derken bazen de “bu kadarını hak etmedi” diye içiniz burkuluyor. Şadan Bey’in “biraz durulsun, çapkınlığı dizginlensin, evine bağlansın” düşüncesiyle zengin, görgülü ve köklü bir aileye mensup Sabiha Hanım’la evlendirilmesi; zıt kutupların ille de birbirini çekeceği yanılgısını edebi bir darbeyle yüzümüze vuruyor. Hüseyin Rahmi, bu ilişki üzerinden bize sessiz ama güçlü bir ders veriyor: Denge yoksa ziyan vardır. Yaş, görgü, çekicilik, para, güç, statü, meslek, eğitim yahut aile yapısı… Bunlardan biri bile belirgin biçimde ayrıştığında açılan o görünmez uçurum, en tutkulu sevdayı bile içine çekip öğütebilir. Tıpkı yel değirmeninin önüne gelen her şeyi un ufak etmesi gibi… "Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür", tüm tiksindiriciliğine rağmen keyifle okutuyor kendini; çünkü Hüseyin Rahmi, insanın zaaflarını en çıplak, en gerçek hâliyle gösteriyor. Ve okura şunu fısıldıyor: Yan yana gelmesi yazgı olanlar vardır, ama her yan yana geliş bir “denge”ye dayanır; denge yoksa kader bile çaresizdir.
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda ÖğütürHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2025 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 09:49
Adını okuduğumda felsefi beklentilere girdiğim bu kitap, beni yanılttı. Hani basit ama etkili diye tanımladığımız bazı kitaplar olur ya, işte onlardan biri. Ne eksik ne fazla hiçbir kelime olmadan, estetik kaygı gütmeden, olayları olduğu gibi ve tüm yalınlığıyla anlatan yazar sık sık dram serpiştirmeyi de unutmamış. Kendini hayat kadınlarının sırtlarında taşıtan, mirasyedi Fugui'nin mirası, kumarda suyunu çekince çilekeş bir aile babasına dönüşmesinin öyküsünü okuyoruz bu kitapta. Elini kime atsa elinde kalan tiplerden biri o: Öyle ki dağa değse yıkılır taşa değse çatlar öyle bir talihsizlik...
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,5bin okunma
8/10
·510 syf.··
2025 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 17:50
Sloven bir yazarın kaleminden çıkan Fedailerin Kalesi Alamut, tarihin en sisli köşelerinden birini gün yüzüne çıkarıyor. Yazarın Orta Doğu kökenli olup olmadığını merak ettiren konuya hâkimiyeti, beni hayrete düşürdü. Sonraları öğrendim ki, bu eser dostlarının bile "çeviri" sandığı, ama aslında on yıllık titiz bir araştırmanın mahsulüymüş. Roman, İsmailî öğretisini, kendisini peygamber ilan eden Hasan Sabbah’ın gölgesinde şekillenen bir dönemi anlatıyor. Tek emriyle kalenin tepesinden kendini atan fedailer, göğsüne hançer saplayan müridler, Alamut’un sözde cennet bahçelerine kendini feda eden fedailer, ince ince işlenmiş suikastler ve o suikastçıları yetiştiren gizemli mekanizmalar ve her şeyden habersiz cennet kızları... Anlatım asla sıkıcı değil. Aksine, hem çok kapsamlı hem de titizlikle işlenmiş. Ancak ne kadar büyüleyici olsa da, eserin sonu beni hayal kırıklığına uğrattı. *Spoiler uyarısı!* İçten içe İbn-i Tahir ile Halime’nin bir gün karşılaşıp birbirlerine âşık olacağını bekledim. Belki de Tahir’in, Nizâmülmülk’ün onca merhametinden sonra Hasan Sabbah’a son darbeyi vuracağını hayal ettim. Ya da Hasan Sabbah’ın nasıl bir sonla tarihten silindiğini görmek istedim. Ama roman bu ihtimalleri suskun bıraktı. Fedailerin Kalesi Alamut, sadece bir tarihi roman değil; inancın, iktidarın ve fedakârlığın sınırlarını sorgulatan güçlü bir eser. Eksik bıraktıklarıyla bile tam bir kitap
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Beğendim mi? Evet. Önerir miyim? Hayır.
9/10
·824 syf.··
2025 21. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 15:43
Bu kitap, okuru kolaylıkla içine alıp sürükleyen türden değil. Aksine, zamanın kimi yerde ağır aksak aktığı, kimi yerdeyse birden hızlanıp okuru sarsarak yakaladığı bir anlatıya sahip. Başlarda ketum hatta mesafeli bir dil hâkim. Yazar, bir insanın yaşayabileceği en derin acıları, iyileşmesi mümkün görünmeyen depresyonu, istismarcı ilişkileri, alışılmışın dışında cinselliği, sadizm ve mazoşizmin sınırlarını, annesiz ve babasız büyümenin ruhu delik deşik eden yıkımı… Tüm bunların yanı sıra, bunca travmaya rağmen ıslak bir dala tutunmaya çalışan bir karakterin yaşamını anlatıyor. Bu yüzden kitap, yalnızca dramatik ve tetikleyici bir hikâye değil; aynı zamanda insanın acıya karşı direnme biçimlerinin de uzun, sancılı bir incelemesi. Bazı sayfalarda adeta ağırlığın altında ezildim; okurken sık sık gözlerim doldu, defalarca ağlamanın eşiğine gelip geri döndüm. “Bu ne ya, yine mi?” dediğim anlar oldu, fakat merak duygusu hiç kaybolmadı. Hanya Yanagihara, acıyı öyle işliyor ki, okur acıdan uzaklaşmak yerine daha da derine çekiliyor. Hikayenin sonundan eminsiniz ama yanılmak istiyorsunuz. Kitabı kapattığınızda bile sizinle yaşamaya devam ediyor. Özetle yer yer rahatsız edici, zorlayıcı, yıpratıcı bir kitap. Ama tam da bu yüzden, unutulmaz. Beğendim mi? Evet. Yeniden okur muyum? Hayır. İyi ki okumuş muyum? Evet. Önerir miyim? Hayır.
Değersiz Bir HayatHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
Reklam