Nurullah Olgun

Nurullah Olgun
@NurullahOlgun
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 46. kitabı
İçinde köknar, çam, ladin, kestane gibi çeşit çeşit ağaçların ve kuşların bulunduğu bir ormanda yaşayan bir gürgenin hüzünlü hikayesi. Hasan Ali Toptaş, bu eserinde bir gürgenin gözünden insanı, insanın pervasızca doğaya yaptıklarını, sadece kendini düşünerek hareket ettiğini çok açık biçimde gözler önüne seriyor. Evet, doğada yaşayan insan, kendi yaşamını sürdürebilmek için ya da çeşitli zevkler için zaman zaman öyle zalimce davranabiliyor ki bunun farkında bile değiliz. Kitap, gerek nahif diliyle gerek bir ağacın gözünden bu duruma yaklaşmasıyla yaptıklarımızın farkına vardırıyor bizi. “İnsanların büyük bölümü, birçok güzelliği göremezdi. Büyük bölümü, birçok güzelliğe dokunamazdı. Onlar, birer uyurgezer gibi, geçip giderlerdi güzelliklerin yanından.” (s.29) “Yani, insan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı... Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı insan? Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengarenk bir barış bahçesi?” (s.97) “Ak sakallı meşenin dedi¬ği gibi, insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi.” (s.46) Dili sade, kolay anlaşılabilecek ve her yaşa hitap edebilecek bir kitap. Bir çocuk kitabı gibi görünebilir, ancak büyüklere de hitap edebilecek bir derinlikte olduğunu söyleyebiliriz. Kitabın bizi saran, içine çeken noktalarından biri hikayede türkülere yer verilmesi. Eserin en hüzünlendiren kısmı ise sonu.. Hikaye boyunca her bir ağacın nasıl sonu tercih ettiği ağaçların dilinden tartışılırken eserin sonunda gürgenin hikayesi insanı kahrediyor.
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20197,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·283 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Ülkemizde daha çok Tutunamayanlar ve Tehlikeli Oyunlar adlı eserleriyle bilinen Oğuz ATAY'ın üniversiteden hocası Mustafa İNAN'ı anlattığı kitabı. Mustafa İnan, Adana'da doğmuş, yoksulluk, hastalık, yetimlik vs. hayatın türlü sıkıntılarını çekmiş ve tüm zorluklara rağmen taşradan gidip imtihanla ilk sırada yerleştiği İstanbul Teknik Üniversitesi'nde öğrenim hayatına başlamış. Daha ilk günlerden itibaren mizacındaki 'Hocalık'la ön plana çıkan İnan, mezun olduktan sonra da İsviçre'ye gidip doktora yapmış ve dönünce üniversitede Hoca olmuş. Ölümüne kadar da profesörlük, rektörlük gibi çeşitli görevlerde bulunmaya devam etmiş. İdealist, çalışkan, özverili ve 'Türkiye' adlı bir derdi olan Mustafa İnan'ın hayat hikayesi anlatılıyor eserde. Maddi açıdan çok daha büyük imkanlar önüne açılsa da ( serbest mühendislikte hocalıktan daha fazla para olması, yurtdışında değil ülkemizde yaşamayı tercih etmesi, Cemal Gürsel'in ısrarla teklif ettiği bayındırlık bakanlığını reddetmesi ..) o, idealleri uğruna her zaman Hoca olarak kalmayı tercih etmiş ve maddi sıkıntılar içinde hayatını erken denebilecek bir yaşta kaybetmiştir. Bu kitapta Mustafa İnan'ın çalışkan, idealist, özverili yaşam öyküsünü ve eğitime, eğitim sistemine, matematiğe, edebiyata, üniversiteye ve dahası hayata dair görüşlerini ve malesef bu gibi değerlerin ülkemizde ölümünden sonra kıymetinin anlaşıldığını bulacaksınız.
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2020 48. kitabı
Mehmet Görmez Hoca'nın bu kıymetli eseri bir kitapçık mahiyetinde. İslamda sünnet ve hadis meselelerini itidalli bir bakış açısıyla ele alan eser, bu alanda bir giriş kitabı sayılabilir. Son zamanlarda çokça tartışılan mezkur meseleler hakkında doyurucu bilgiler verilmiş. Kitap altı bölümden oluşuyor. İlk bölümde sünnet ve hadis kavramları ele alınmış. İkinci bölümde Din, vahiy ve peygamberlik ışığında sünnet ve hadisin mahiyeti hakkında bilgi verilmiş. Üçüncü bölümde hadis tarihi yani sünnet ve hadisin geçirdiği aşamalar yer alıyor. İlk dönemden itibaren hadislerin yazımı, tedvini, istikrarı bu bölümde yer alan bilgilerden. Dördüncü bölümde hadis ilminde rivayet ve dirayet sistemi açıklanmış. Hadislerin maruz kaldığı tehlikeler ve onları korumak için yapılan çalışmalardan bahsedilmiş. Beşinci bölüm sünnet ve hadisin anlaşılması ve yorumlanmasına ayrılmış. Altıncı bölümde ise hadislerin tahrici (hadislerin kaynaklarını bulma yöntemi ile isnadlarını araştırma yöntemi) açıklanmış. Eserde çokça vurgulanan şeylerden biri, bir hadisin isnadının sahih olmasının yanında metin tenkidinin de önemli olduğu. Her ikisi de çok güzel örneklerle açıklanmış. Metin tenkidinde en önemli madde, 'Bir hadisin isnadı ne kadar sahih olursa olsun, metninde aranmasıs gereken ilk özellik Kuran'a uygun olup olmadığıdır.' cümlesi. Bu ilkenin dışında 5 ilke daha var tabi. Hadis ve sünnet konusunda küçük ama doyurucu bilgiler elde etmek ve en önemlisi itidalli bir bakış açısı kazanmak isteyen herkese tavsiye edilir.
Hadis İlminin Temel MeseleleriMehmet Görmez · Otto Yayınları · 2024107 okunma
Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Puan vermedi·118 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Eserin konusu ismiyle müsemma. Yazar uzun bir ön söz yazmış eserine ve dönemin adalet sistemi üzerine değerlendirmeler yapmış. Dolayısıyla bu kısım asıl kısma daha hakim olmamızı sağlıyor. Ön sözün ardından toplumdaki çeşitli tiplerin eser hakkında alayvari eleştirilerinin yer aldığı diyaloglardan oluşan bir komedi bölümü var. Bu bölüm 11 sayfadan oluşuyor. Victor Hugo dönem şartları içinde cesur bir sorgulama yapmış. Kanunen Fransa’da idamın olduğu bir dönemde, idamın yanlışlığını savunmuş. Mahkumun duygularını hemen tüm yönleriyle, üstelik kendi iç sesi üzerinden aktarmaya çalışmış. Bu anlamda belki de hep ıskaladığımız bir açıdan, yani mahkum açısından, suça, cezaya, adalete yeniden bakmamızı sağlıyor aslında. Tabi bu noktada şunu da not etmek lazım: İdama karşı olan biri, eğer kendi yakınına karşı suç işlenirse yine aynı düşüncede olacak mıdır? Bir ömür boyu kürek mahkumu olmak mı, idam cezası mı? Hangisi daha kötü? Kitapta mahkumun dilinden sorgulanan bir başka konu bu. Yani bir nevi ölümlerden ölüm beğenmek. Eserin baskı kalitesi, çevirisi, düzeni oldukça iyi. Zaten yayın evi bu konularda işini iyi yapıyor. Okunmaya değer…
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma