Ben mutlu insanları
bilirim. Nasıl sevdiklerini gördüm. Ruhlarından hayat ve ha
reket taşar. Onların dinlenmeleri de seninkinden başka tür
lüdür. Başlarını önlerine eğmezler. Gözleri hep açık durur.
Pek uyku da uyumazlar. Hep bir işe koşarlar.
-Şark, dedi. Canım şark. Dışarıdan miskin, budala, çaresiz, fakir... Fakat içinden hiç aldanmamağa karar vermiş... Bir medeniyet için bundan daha güzel ne olabilir? İnsanları içlerinden tatmin etmeği ne zaman öğreneceğiz? Ne zaman bu 'hoşça bak zatına'nın manasını anlayacaklar?
-Şark anlamış mıydı sanki?
-Anlasın, anlamasın...Söylemişti ya.