Çocukluğu bu dünyayı doğru görmüştü gerçekten: Buradaki renkli ve ışıltılı dönme dolap memlekettekinden daha büyüktü, müziği daha yüksek perdedendi ve daha cümbüşlüydü; hızı da delice, daha nefes kesiciydi. Ama o bu dönme dolabın yanında duruyordu yalnızca, binemiyordu.
Onu kenarda tutan çekingenliği değildi yalnızca. Yoksulluk da elini kolunu bağlıyordu.