Yelda

Yelda

, bir kitap okudu
9/10
·975 syf.·
Beğendi
·
68 günde okudu
·
2024 14. kitabı
Ayn Rand
9.2/10 · 3.742 okunma
Yelda
Herhangi bir şey istemekten vazgeçmelisin. Bayan Catherine Helsey'in ne kadar önemli biri olduğunu unutmaksın. Çünkü önemli değil, biliyorsun. İnsanlar ancak diğer insanlarla ilişkileri açısından önemlidir. Yararlılıkları açısından, sundukları hizmetler açısından. Bunu tümüyle anlamadıkça, bir mutsuzluktan diğerine kayarsın. İnsanlara karşı zalim duygular hissedişini neden böyle kozmik bir trajedi haline getiriyorsun? Ne olmuş yani? Bunlar büyüme sancıları, o kadar. İnsan hayvansal kabalıktan manevi yaşama, bir geçiş dönemi olmadan atlayamaz. Bu geçişlerin bazısı, gözüne kötü bile görünebilir. Her güzel kadın, önceleri elini ayağını nereye koyacağını şaşıran bir genç kız olmuştur. Büyümelerin hepsi, önce bir yıkmayı gerektirir. Omlet yapmak için yumurtaları kırmak zorundasın. Acı çekmeye, zalim olmaya, dürüstlükten uzaklaşmaya, kirli olmaya razı olmalısın. Ego denilen inatçı kökü öldürmek için her şeyi yapmalısın. Ancak o öldükten sonra, artık aldırış etmediğini hissettiğin zaman, kimliğini kaybedip ruhunun adını unuttuğun zaman ... ancak o zaman benim dediğim mutluluğu tadabilirsin. Ruhsal büyüklüğün kapıları, önünde ancak o zaman açılır." "Ama, Ellsworth Dayı," diye fısıldadı Catherine, "Kapılar açıldığında, kim girecek içeriye o zaman?" "Soyut kavramlardan konuşurken kelimeleri çok iyi seçmek gerekir. Giren elbette sen olacaksın. Kimliğini kaybetmiş olmayacaksın, yalnızca daha geniş bir kimlik edinmiş olacaksın. Senin dışındaki herkesin, tüm evrenin de katıldığı, paylaştığı bir kimliğin parçası olacaksın.'' "Nasıl? Ne bakıma? Neyin parçası?" "Dilimiz bireyciliğin diliyken bu tür şeyleri konuşmak ne kadar güç, görüyor musun? Bütün terimlerimiz, bütün batıl inançlarımız öyle. 'Kimlik' denilen şey bir hayaldir, onu da biliyor musun? Ama eskimiş, parçalanmış tuğlalarla da yeni bir ev yapamazsın. Bugünün kavramlarıyla, beni tümüyle anlamayı umamazsın. Bizler egonun batıl inancıyla zehirlenmiş durumdayız. Benliksiz bir toplumda neyin doğru, neyin yanlış olacağını bilemeyeceğimiz gibi, ne hissedeceğimizi, onu nasıl hissedeceğimizi de bilemeyiz. Önce egoyu öldürmemiz gerek. Zihin bu yüzden güvenilmez bir şeydir. Düşünmemeliyiz. İnanmalıyız. İnan, Katie. Zihnin itiraz etse bile inan. Düşünme. İnan. Beynine değil, kalbine güven. Düşünme. Hisset. İnan."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlar ikiye ayrılır: Bu kitabı okuyanlar ve okumayanlar
9/10
·984 syf.·
2019 21. kitabı
Aylar öncesinde bu kitaba inceleme yazmak istediğimde sadece bunları yazabilmiştim. "Nereden başlayacağımı bilmiyorum, ne anlatacağımı bilmiyorum, nasıl ifade edebileceğimi bilmiyorum. Jack London'un Martin Eden'inden sonra ilk defa bu kadar kararlı bir kişilik gördüm. İlk defa felsefesinden hiçbir şekilde taviz vermeyen bir adam gördüm." Bu kitabı anlayabilmek, anlatabilmek, özümsemek için bir hayli üzerine düşünmek, konuşmak gerekiyormuş. Kitabın içinden belki de kitabın ötesine uzanmak gerekiyormuş. Bunu ne kadar yapabildim bilmiyorum ama bir şeyler demek istiyorum. Howard Roark, üniversiteden çok büyük bir başarı ile mezuniyetine ulaşmaya çok yakınken son bir proje ödevinde hocasının, arkadaşlarının yani hakim felsefenin yerine çizdiği bina projelerine kendi fikirlerini, yaratıcılığını yansıtan, bu çerçevede modern bir anlayış kullandığı için içi boş da olsa eleştiriler alan bir iç mimar. Kendi fikirlerinin doğruluğu konusunda o kadar emin ki başta ona kızsanız bile sonraları hak vermeye başlıyorsunuz. Hani Martin Eden kitabında şöyle bir cümle vardı: "Çoğunluk onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye, benim de beğenmemi gerektirmez." Roark da aynı şekilde düşünür. Kendi yaratıcılığı, kendi ortaya döktükleri her zaman daha önemlidir onun için. Çoğunluğun isteklerinden ziyade kendi yapabildiklerine odaklıdır. Bu minvalde de bir alıntı yapmak isterim. "Ben bugün, hayatımın tek bir dakikası üzerinde bile hiç kimsenin hakkı olmadığını söylemeye geldim. Enerjimin de. Başarılarımdan herhangi birinin de. Kim böyle bir iddiada bulunursa bulunsun, sayıları ne kadar kalabalık, ihtiyaçları ne kadar büyük olursa olsun. Buraya gelip, başkaları için yaşamayan bir insan olduğumu söylemek istedim." Kitap 4 ana karakter üzerinden bir toplum şekillemesi çizer bize.
Hayatın KaynağıAyn Rand · Plato Film Yayınları · 20133,742 okunma
Yelda
Özetlemeniz incelemeniz cidden muhteşem. Ancak bu kadar güzel özet yapılabilirdi. Kitabı ne kadar doğru anladığımi sorguladığımdan merak edip incelemelere geldim. Ama aslında incelemenizi okuyunca yanlışımi da farkettim. Kendim doğruyu bulmalı idim. Yine de insan başkalarının düşüncelerini de merak ediyor :)