Z

📌 Kadın Var Kadınlık Yok; Erkek Var Erkeklik Yok... 🚻 Kadın toplumu doğururdu; erkek ise toplumu korurdu. Maalesef artık mazide kaldı bu. Kadın, doğurmaktan; erkek, sahip çıkmaktan kaçtı. Artık kadınlığının hakkını verene acıyorlar; erkekliğin hakkını verene odun deyip saldırıyorlar. 📱Kadına TikToku verdiler; erkeğe online kumar oyunlarını. Her ikisi de köşesine çekilip nefislerini başka insanlarla tatmin etmeye çalışıyor ve bağımlı bir hayat sürüyor. Hayat süren leş olmaya günümüzde özgürlük diyorlar. 🚹 🚫 Bu rezil yaşam tarzı artık biyolojimizi de etkiliyor. Özellikle de kendine, kadınına, ailesine, toplumuna sahip çıkması gereken erkekler artık erkeklikten gün geçtikçe daha da uzaklaşıyor. Araştırmalara göre 1999-2016 yılları arasında erkeklerde tüm yaş gruplarında testosteron(erkeklik hormonu)%20 oranında azalmış durumda. 🚹🚫 Testosteron sadece üreme ve cinsel iştahı etkileyen bir hormon değil. Testosteron "erkeklik, adamlık" diye nitelenen rolleri yerine getirmeyi de sağlayan temel hormonlardan birisi. Yani bu azalma erkeğin sorumluluk almasını, cesaretini, kıskanmasını, sahip çıkmasını, korumasını, fedakârlık yapmasını da azaltan otoriteden yoksun sahipsiz bir toplumun temel nedenlerindendir. Şuanki toplum manzarasının en önemli sebebi bu. ‼️Neyse, bu gerçeklerle zihnimizi bulandırmayalım. 8 Mart Dünya Tribüne Oynama günümüz "pardon klavyem sürçtü!" 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun. Bugün meydanlara çıkıp "erkek olmak suçtur, kahrolsun kadın bedeni sömürüsü!" diye bağırdıktan sonra pavyon dansı kursuna yetişecek kadınlara ve onların peşinde aksesuar olmaktan son derece mutlu olan erkeklere selam olsun. #8mart #kadın #kadınlık #erkek #erkeklik #toplum #ahlak #şehvet #sosyalmedya #tiktok #instagram Feyzullah Akdağ
8 Mart Dünya Kadılar Günü
Reklam
Bugün, çoğumuz sağlıklı yaşamak için maneviyata ihtiyacımız olduğunun farkındayız. Son zamanlarda sırf bu ihtiyacı karşılamak için dinin aslına alternatif olarak, yalnız mistik konuları içeren manevi bir din anlayışı türetildi. Pek çok kişi maneviyatı, dinin aslı içinde yaşamak yerine türedi alternatiflere yöneliyor. Çünkü çok albenili bir inanç şekli bu. Neden mi? Bu mantığı benimsemiş bazıları sosyal medyada ya da televizyonda sürekli insana iyi gelen şeylerden söz ediyorlar. Dillerinde Allah var, dua var, tevekkül var, sabır var, bazı ritüel mahiyetinde ibadetler var. Ancak çok önemli bir şey yok. Peki ne yok dersiniz? Kur'an'ın hükümleri, haram ve helalleri yok. Sadece mistik anlamlar çıkaracakları bazı ayetler var gündemlerinde. Nasıl yaşayacağımızı öğreten peygamber yok. Sadece isimsel bir peygamber var sözlerinde. Peygamberin ayak izini takip eden sahabe öğretisi yok. Sadece titizce seçilmiş duygusal sahabe anıları var repertuarlarında. Fakat din bizim için haram ve helaller belirler, tercihlerimize yön verir, egomuzun karşısına dikilmemizi ister. Ama bu yeni moda maneviyat akımı nefsi hiç üzmüyor. “İstediğin gibi yaşayabilirsin, herşeyi yapıp ardından “Ben böyle yaşamak istiyorum, çok da mutluyum” diyebilirsin, bir taraftan da ihtiyacın olan manevi duyguları belli çerçevede karşılayabilirsin” diyor. Ama esas sorun bu noktadan sonra başlıyor. Mistik din hastalığına tutulanlar zamanla Kur'an'ın diğer farziyet ve hükümlerinin bu çağa hitap etmediğini düşünmeye başlıyor. Kur'an'a sadece manevi ihtiyaçlarını giderecek kadar kenardan yaklaştıkları için, diğer yarısını, özgürlüğü kısıtlayan, sınırlara uymayana hoşgörü tanımayan bir tehdit unsuru gibi görüyorlar. İşte bundan dolayı dinin bütününü yaşamak isteyen Müslümanlardan kaçıyorlar. Evet evet, basbayağı
1000Kitap
“Risale-i Nurları okumadan ne Türk dili öğrenilebilir, ne de Türk düşüncesi öğrenilebilir. Risale-i Nurlar bizim millî hazinelerimizdir” Cemil Meriç
1000Kitap
Evet nasılki hayat, bu kâinattan süzülmüş bir hülâsadır ve şuur ve his dahi, hayattan süzülmüş hayatın bir hülâsasıdır ve akıl dahi, şuurdan ve histen süzülmüş, şuurun bir hülâsasıdır ve ruh dahi, hayatın hâlis ve sâfi bir cevheri ve sabit ve müstakil zâtıdır. Öyle de, maddî ve manevî hayat-ı Muhammediye (A.S.M.) dahi; hayattan ve ruh-u kâinattan süzülmüş hülâsatü'l-hülâsadır ve risalet-i Muhammediye (A.S.M.) dahi kâinatın his ve şuur ve aklından süzülmüş en sâfi hülâsasıdır. Belki maddî ve manevî hayat-ı Muhammediye (A.S.M.) -âsârının şehadetiyle- hayat-ı kâinatın hayatıdır ve risalet-i Muhammediye (A.S.M.) şuur-u kâinatın şuurudur ve nurudur. Ve vahy-i Kur'an dahi, -hayatdar hakaikının şehadetiyle- hayat-ı kâinatın ruhudur ve şuur-u kâinatın aklıdır. Evet, evet, evet!.. Eğer kâinattan risalet-i Muhammediye'nin (A.S.M.) nuru çıksa, gitse, kâinat vefat edecek. Eğer Kur'an gitse, kâinat divane olacak ve Küre-i Arz kafasını, aklını kaybedecek. Belki şuursuz kalmış olan başını, bir seyyareye çarpacak, bir kıyameti koparacak. Sözler - 109
1000Kitap