Freud ruhsal yapıyı bir buzdağına, buzdağının suyun üzerinde kalan küçük bölümünü bilinç bölgesine, suyun altında kalan büyük bölümünü bilinç dışı bölgesine benzetmiştir. Bilinç dışı alanındaki ihtiyaçlar ve istekler, bastırılmış düşünce ve davranışlara yön vermektedir.Böylelikle yalnızca bilinci çözümlemeye yönelik bir yaklaşımın, insan davranışlarına yön veren güdülerin anlaşılabilmesinde yeterli olamayacağı gerçeği de ortaya konmuş oluyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Freud, hipnozdan vazgeçip hastalarını uyanıkken, özgürce konuşmaya yöneltti.Bu yöntemle hastalar içsel engellerini yenebiliyor unutulmuş anılarına inebiliyor ve giderek sorunları açıkça tartışabilir duruma geliyorlardı. Bu yeni yönteme Serbest Çağrışım denir.
Hastaların içsel dünyalarına inerek kendilerini daha iyi tanımalarına ve daha sağlıklı bir uyum düzeyine erişebilmelerine olanak sağlayan ilkelere psikanaliz denir.
Hastaların hipnoz altında sorunlarını baskısız ve açıkça anlatıp , hipnozdan uyandıktan sonra rahatlama duymaları ve duyguların boşalımına imkan veren bu yönteme arınma anlamına gelen katarsis denmişti.