İnsanı asıl yoran mücadele değil boşluktur. Boş kaldıkça zihin devreye girer; karanlık ne varsa ortaya çıkarır. İnsanı yargılar,suçlar,öfkelendirir, kendimizi yenilmiş hissederiz.
İnsanın her yaşta değişip gelişebileceğine sonuna kadar inanıyorum. Ama değişim başladığında beyin bundan rahatsız olur, bunu bir tehlike gibi algılar. Kalp atışları hızlanır, beden güvende hissetmez ve acı verse bile sizi hızla eskiye döndürmek ister.
Çocuklukta maruz kaldığımız acılar, sıkıntılar, kaygılar ve korkular yetişkinlikte bize tuhaf biçimde “güvenli” gelebilir,Çünkü tanıdıktır.Biz o duygularla büyümüşüzdür, ruhumuz onlara alışmıştır. İnsan, alıştığı duyguyu benimser.
Zihin kaygı veren düşünceler üretmeye başladığında onu bilinçli biçimde daha olumlu düşüncelere yönlendirmeli ya da dikkatinizi başka şeylere vermelisiniz. Film izlemek,kitap okumak, sevdiğiniz biriyle konuşmak, alışverişe çıkmak ya da dikkat isteyen bir işle meşgul olmak gibi…