Gökhan

Gökhan
@Obblomov
eve geç kaldım yalnızlık bekler.
Evet, kalbimin üstüne bir buz parçası koymak istiyorum.
Edebiyat
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2021 5. kitabı
14. yüzyılda, perfectus belaslatinas isimli bir rahibin, çalıştığı manastır başta olmak üzere tüm manastır dünyasında yaşanan kayırmacılık, nepotizm, otoriteye boyun eğme, dünyevileşme süreçlerini adım adım anlattığı bir el yazması kitap. kitabı bulup özet çevirisini yapıp gün yüzüne çıkaran kişi prof. dr. kemal gözler. kitapta özetle, normalde idari anlamda özerk olan ve dini işler dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen, dünya ile bağlantılarını kesmiş, kendi hallerinde yaşayan rahiplerden oluşan manastırların, bağlı bulundukları "potestas ordinis" (düzenleyici üst kuruluş) tarafından nasıl adım adım ele geçirildikleri, düzenlerinin nasıl değiştirildikleri, kalitelerinin nasıl bozulduğu aşama aşama anlatılıyor. kitabın yazarı perfectus belaslatinas, uzun yıllar alan bu dönüşümün önüne geçememelerinin sebebi olarak "korku"yu gösteriyor: “korktuk. dünya nimetlerinden vazgeçip, manastırlara kapanan biz rahiplerin, meğerse yitirecek ne kadar da çok şeyi varmış!" kitabı, içinde günümüzle inanılmaz bağlantılı, hatta yer yer bire bir aynı durumlar geçtiği için önemsiyorum. boğaziçi üniversitesi'ne paraşütle atanan kayyum rektör ile manastıra o manastırda çalışmayan, hatta çalışabilmesi için gerekli olan eğitim seviyesinde dahi bulunmayan, sırf akraba kontenjanından atanan rahip arasında hiçbir fark yok. kitap ile ilgili tek olumsuz gözlemim, çeviride latince bazı kelimelerin türkçeleştirilmeden, orijinal hallerinde bırakılmasıydı. kemal gözler bu durumu "bazı latince ifadeleri güzelliklerinden dolayı aynen bıraktım." şeklinde açıklıyor ama bir yerden sonra insan okurken yoruluyor.
Kurbağa ManastırıPerfectus Belaslatinas · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021105 okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2021 6. kitabı
üç parçadan oluşuyor kitap; toplamda 70 sayfa bir şey, minicik de bir boyu var. bir gün, bilemeden iki günde bitirilebilir. giovanni papini'nin `gog` isimli muhteşem kitabıyla benzer lezizlikte olan, kitaba adını da veren "makul bir öneri" bölümünü çok beğendim. irlanda'nın ingiltere tarafından aşağılanması ve sömürülmesi karşısında ülkesinin içinde bulunduğu çaresizliğe karşı daha önce topluma sunduğu fikirlerinin dikkate alınmayarak uygulanmamasının ardından oturup müthiş ironik bir dille son bir öneride daha bulunuyor `jonathan swift`. bunun ne olduğunu burada söylemeyeceğim, ama kimsenin aklına gelmeyecek türden bir şey olduğunu söyleyebilirim. kitabın "çeşitli konular üzerine düşünceler" adını taşıyan ikinci bölümü yazarın aforizmalarından oluşuyor. altını çizdiğim bazı satırlar: "ancak birbirimizden nefret edecek kadar dindarız, birbirimizi sevecek kadar değil." "insanlar uyarılara bile kulak asmazken, onların önerilere kulak vermesini nasıl bekleyebiliriz?" "bir şeyi arzuladığımızda ya da onun peşinden koştuğumuzda, zihnimiz o şeyin sadece iyi yanlarına veya özelliklerine odaklanır; onu elde ettiğimizde ise yalnızca kötü yanlarına veya özelliklerine." "bilge bir adamın hayatının ikinci yarısı, ilk yarısında edindiği aptallıkları, önyargıları ve yanlış fikirleri düzeltmekle geçer." "bu dünyaya gerçek bir dehanın geldiğini şu işaretten anlayabilirsiniz: bütün ahmaklar ona karşı birleşirler." "tartışmada olan biten savaşta olan bitene benzer: zayıf olan taraf düşmanına olduğundan kalabalık ve daha güçlüymüş gibi görünebilmek için sahte ışıklar saçar ve büyük gürültü koparır." "muallakta kalarak yaşamak acınası bir şeydir; ağda asılı kalmış örümceklere özgü bir yaşamdır bu." "insanlar genellikle zayıflıklarının farkında olmamakla suçlansa da gerçekte belki