Babam başka biri olmamı istedi, annem bambaşka biri, çevrem daha başka.
Benliğimi zaten bu süreçte yitirdiğimi yavaş yavaş anlıyordum, kendim olamıyordum. Buna hiç fırsat yoktu. Kimse bana hayallerimi sormadı, kimse içimdekileri bilmedi. Hep daha iyilerini, hep biz olmayanları seçtik. Severken, çalışırken, düşünürken. Şimdi çok daha fazlasını istiyoruz, neden? İstiyoruz, çünkü bizi buna alıştırdılar.
Oysa maharet olan ağaçı yaşken eğmek değil aksine başı dik büyümesine izin vermektedir. İnsan kendi görmediğini çocuğu için uygulamaya çalışmak kolay bir şey değildir. Bu süreç geçmişle yüzleşmeyi, affetmeyi ve duygusal olarak özgürleşmeyi gerektirir. Ve bu özgürleşme süreci çoğunlukla sancılı geçer.
Lakin ancak geçmişiyle barışmayı başarmış, kendi duygularını çocuğunun duygularından ayırabilmiş bir ebeveyn anne-baba olmanın muazzam mutluluğunu yaşayabilecek, 'atalarının dini' üzere anne-baballk yapmaktan kendini alıkoyabilecektir.