Zülfü Livaneli’nin Engereğin Gözü kitabını okurken hem tarihin içinde hem de karakterlerin ruh dünyasında kayboldum. Kitapta Osmanlı sarayını ve padişah I. İbrahim’i görüyoruz ama bence Livaneli tarihi bir dekor olarak kullanıyor. Herkese bir parça hak veriyor; karakterleri tamamen kötü ya da tamamen iyi göstermiyor.
Asıl anlatmak istediği şey, iktidarın ve çevresindekilerin dünyasıyla siyasetin iç yüzü. Güç, korku, entrika, ihanet… Karakterlerin psikolojisi öyle iyi işlenmiş ki, olanları sanki biz de yaşıyormuşuz gibi hissediyoruz.
Bence kitabın en güçlü yanı da bu: tarihsel bir ortamda, insan ruhunu ve iktidar ilişkilerini derinlemesine gösteriyor. Okurken hem düşündüm hem de karakterlere empati yaptım. Düşündüren, duygulandıran ve bir solukta okunacak bir roman.