Yusuf

Yusuf
@Oblomovy
Ah, nasıl da hasretim sana, Küçük meleğim! Yalnızca düşlerimde, Yalnızca düşlerimde görün bana! İstersen onlarda da çekeyim aynı acıyı, Senin uğruna savaşayım hayaletlerle, Ve hemen hiç soluk alamayayım uyandığımda. Ah, nasıl da hasretim sana, Ah, nasıl da değerlisin gözümde, Gördüğüm bir kabus bile olsa.
Sayfa 41
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sahi, gerçekten de yitirdim mi seni? Kaçtın mı benden, ey güzel sevgili? Oysa alışkın kulaklarımda hala Her sözcük ve her ses yankılanmakta. Tıpkı sabah vaktinde yolcunun bakışlarının Boşuna havalarda dolaşması gibi, Bir tarla kuşunun gizlendiği maviliklerde Şarkılarını söylerken ta yükseklerde; İşte öylece ürkek dolaşmakta arada sırada Bakışlarım tarlalarda, ormanlarda ve çalılıkta; Seni çağırmakta bütün şarkılarım; Ne olur, sevgilim, dön artık bana!
Sayfa 38
Şiir
Seni düşünüyorum, güneşin parıltısı Denizden yansıdığında; Seni düşünüyorum, ayın ışıltıları Pınarlara nakşolduğunda. Seni görüyorum, ta uzaktaki yolda Havalandığında tozlar, Gecenin derinliklerinde, daracık köprüde Yolcu sarsıldığında. Seni duyuyorum, orada, boğuk bir hışırtıyla Dalgalar kabardığında. Sessiz koruda çoğu kez dinlemeye gidiyorum, Her yer sessizliğe boğulduğunda. Seninleyim, ne kadar uzakta olsan da, Çok yakınımdasın! Güneş batmakta, yıldızlar parlamak üzere bana. Ah, keşke burada olsaydın!
Sayfa 35
Şiir
Çayırda bir menekşe açmıştı Öylece boynunu bükmüş ve kimseciklerin bilmediği; Bir menekşecik, sevimli mi sevimli. Derken genç bir çoban kız geldi, Hafif adımlarla ve neşeli mi neşeli, Ta oralardan, oralardan Çayıra ve şarkılar söyledi. Ah, diye düşündü menekşe, Doğadaki en güzel çiçek olsaydım keşke, Ah, yalnızca kısacık bir an boyunca, Ta ki şu sevgili beni kopartsın Ve iyice göğsüne bastırsın! Ah, yalnızda, evet yalnızca Bir çeyrek saat boyunca! Gelgelelim, ah, ne yazık! Genç kız geldi Ve ona hiç dikkat bile etmedi, Ezdi ayağının altında zavallı menekşeyi. O ise yere yığılıp öldü ve bir de sevindi ölürken; Ve ölüyorsam eğer şimdi, onun elinden, Ayrılmadan ayaklarının dibinden.
Sayfa 29
Şiir
Ah, bir yankılansa şu ta derinlerdeki yaratıcı güç Bütün tinsel varlığım boyunca! Taptaze bir birikim Parmaklarımdan fışkırsa! Titriyorum yalnızca, ve kekeliyorum, Ama yine de vazgeçemiyorum; Duyuyorum, seni tanıyorum ey doğa, Ve seni ancak böyle yakalayabiliyorum. Sonra düşündüğümde nasıl bazı zamanlarda Nasıl da açılıp coştuğunu anlam evrenimin, Kupkuru çalıların ortasında Nasıl kendini attığını hazzın kaynaklarına; O zaman nasıl da özlem duyuyorum sana, ey doğa, Seni sadakatle ve sevgiyle duyumsamak istiyorum! Neşeyle fışkıran bir fıskiye misali, bana Binlerce ezgiyi çaldığını duyuyorum. Tüm güçlerimi bana Tinsel varlığım ışığa boğulsun diye vereceksin, Ve şu dünyadaki sınırlı hayata Sonsuzluğun enginliğini getireceksin.
Sayfa 28
Şiir