Kendini toplamak zorundadır isteyen büyük şeyleri;
Kendini sınırlayabilmekle belli olur ustanın hüneri,
Ve ancak kurallarla ulaşabilir bize özgürlüğün sesi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Acaba insan ne istemeli?
Sakin kalmak mıdır en iyisi?
Bir yere sanlmak mıdır en güvenlisi?
Kendini akıntıya bırakmak mıdır en ehveni?
Bir kulübecik mi yapmalı insan kendine?
Yoksa tepesine bir çadır mı dikmeli?
Kayalara mı güvenmelidir sırt çevirip hepsine?
En sağlam kayalar bile sarsılır depremde.
Yoktur herkes için uygun olanı!
Herkes kendi yolunu bulmalı,
Herkes çatısını kendi çatmalı,
Ve duran, düşmemeye bakmalı!
Yaşlılık nazik bir adamdır;
Gün gelir, kapıyı tıklatır;
Ama kimse demez: Buyurun içeriye!
Ve o da kalmak istemez kapının önünde.
Bunun üzerine tokmağı çevirir, hızla girer içeriye,
O zaman da suçlanır kaba biri diye.
Tanrı, gönderdi henüz olgunlaşmamış çocuklarına
Yasayı ve düzeni, sanatı ve bilimi,
Cennetin ihsanlarıyla onlara yetenek verdi,
Tat katabilsinler diye yeryüzünün kupkuru yazgısına.
Çıplak geldiler cennetten
Ve bilmeksizin nasıl hareket etmeleri gerektiğini,
Şiir sanatı üst baş verdi onlara
Ve hiçbirinin kalmadı utanacak bir nedeni.
Kurumayın, sakın kurumayın,
Ebedi aşkın gözyaşları!
Çünkü ancak gözlerin yarı kurumuş pınarları
Çorak ve ölü gösterebilir dünyayı!
Kurumayın, sakın kurumayın,
Mutsuz aşkların gözyaşları!