Eren Şahin

Eren Şahin
@Odyysseus2
Medical Student
Marmara University
İstanbul
14 Şubat
16 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Ben
Puan vermedi·128 syf.··
2024 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 21:30
Kendimi gördüğüm bir kitap çok çok güzel saf duygular var huzursuzlukla birlikte kendi iç dünyama tutulmuş bir ayna ama kendimi görmenin verdiği rahatsızlık da yok sanki, yıllarca kaçtığım benliğim ben değilmişim gibi artık artık bayağı duygularla alışılagelmiş kişilik kalıplarını aşan aşkın bir mabut gibi yükselen/ yükselebilen duygular silsilesi, beni düpedüz bedenimden ayrılarak bıraktı kendimle yalnızlığımın yankısı kitapla söz buldu dile geldi Osamu Dazai beni intihara sürüklemedi benliğimi, vazgeçmişliklerimi alıp suda boğdu etrafımda oluşturduğu huzur kalkanı, çepeçevre duygusuzluklarla asla ama asla başkalarına açılamayacağımı hatırlattı bana ben şaklabanlıktan devam en korkuncu da bunun gerçek olmadığını insanların bilmemesi ama en katlanılabiliri bu benim için hissetmesi en güvenlisi bu tercih bile değil bu benim için sanki beynime kodlanmış bir görev gibi adeta her gün güldürmek şaklabanlık yaparak etrafımdakileri kendim de güleyim diye güleyim diye sonraları tek başıma ağlayabilirim diye duygu seli karınca deliğinden sızarken şaklabanım kupkuru dere yatağından yeşeren bir nar ağacı gibi ağlıyorum tanelerimi yılanlar bir sudan bir de toprağın altından çıkıyor ama asla ısırmıyorlar tıssslayıp gidiyorlar sanki gözdağı verirmiş gibi
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 23:50
Tıpkı yaprakların sonbaharda düşerken oluşturduğu fırtına gibi gelen göç dalgası kasabayı etkisi altına almışken antiklerden ve kutsallardan oluşan köyün iskelet kadrosu asıl ruhu yaşatmakla çok meşguller. Bir gidip bir daha gelmeyecek kocasıyla yapacağı evliliğin nişanesi olan düğünde giyeceği ve adeta annesinin kefenine dönüşen o beyaz elbiseyi örerken babasının , o eşeklerin yediği ottan çorba içen , yıllarca bir odaya kapanmış hekime karşı hissettiklerini içinden anlamaya çalışıyor. Aynı babasına benzeyen oğlu da gün geçtikçe ,kasabanın suyundan olsa gerek, kaçıp giden ama ona duyulan güveni kaybettirecek bir nedeni olmayan babasına benziyor. Seneler geçiyor ve gebe kalan yerli hizmetçi artık görevini yapmayan ve yaşamı olduğu kadar ölümü de umursamayan hekimle başka bir dört duvara taşınıyor. Dev kapı açılıyor ve keskin bıçağın deriyi deştiği gibi kızgın güneş ışınları bir ölünün yattığı o kasvetli eve giriyor büyük bir azametle. Kargaşa yaşanıyor sokaklarda belki ve bütün çulluklar ötmeye başlıyor...
Yaprak FırtınasıGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20244,458 okunma
8/10
·304 syf.··
2020 65. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2020 10:57
David Walton ilk kitabını çıkardığında tesadüf olarak karşıma çıkmıştı. Kuantum fiziğine meraklıydım ve polisiye romanıyla birleştiğinde ortaya güzel bir şeyin çıkacağını biliyordum. Öyle de olmuştu. İlk kitap tam tadında bilim ve aksiyon vermişti. Aynı zamanda Olasılıksız tadı veren bölüm bölüm başka pencerelere gitmesi kitabı sürükleyici kılan şeydi. Süpersimetri de bu konuda geri kalmamış. Gayet akıcı ve ilginç bir kitaptı. Bu sefer bilimdeki bilgisini doruklara taşıyan yazar, bir babanın mirasını babasından daha zekice kullanan iki ayrı insan olan tek kız, dünyayı atalarımızın boşuna büyütmediği beyni ile kurtarıyor. İlk başta fazla ütopik gelmişti fakat kitapta dikkat çekmemiz gereken kısmın o olmadığını düşünüyorum. Bir aile faciasından sonra iki olasılığa ayrılan Alessandra hayatında bir kuantum hatasından dolayı tekrar birleşememiş. Alex ve Sandra olarak devam etmiş ve yıllar geçmiş. Birbirlerinden farklı olan iki kadın yetişmiş fakat ne Alex ne de Sandra eşinin kendinden farklı olduğunu gerçekten düşünmemiş. İşte son ana kadar, her şeyin sonu gelene kadar birleşmek istemeyen, olasılık dalgalarının çökmesini istemeyen bu klon kardeşler son dakikada birleştiklerinde dünyanın kurtulmasını sağlıyorlar. Bazen güçleri ayrı tutmak birleşmekten daha büyük zararlar doğurabilir.
SüpersimetriDavid Walton · April Yayıncılık · 2019113 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2020 32. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2020 16:07
“Ve bir gün, artık bu dünyaya dayanamayacağım, diye düşündüm. Bunun üzerine denizin derinliklerindeki kadim bir tanrı seslendi: -Öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap.” Tanrıça olmanın verdiği ölümsüzlük ve güneşin, Heliosun kızı olmanın verdiği saygınlık...Nympha olmanın verdiği küçüklük ve güçsüzlük... İnsan sesli uzun boylu ölümsüz büyücü Kirke... Herkesin bir hikayesi vardır. Tanrıça olsanız bile... Ve bu hikaye peşinizden gelir, bırakamazsınız : binlerce yıl geçse bile... Kendi emellerimiz uğruna bilmeden yaptığımız hareketlerin sonuçları güçlüyü tahtından edebilir. Böylece kral tahtını sallandırmamak için gücünü kullanıp size ceza verir. Tabi bu ceza Aiaie de sonsuza kadar yaşamak olmayacaktır. İşte ölümsüz tanrıça Kirke başından geçen binlerce şeye rağmen bu dünyaya kazık çakmış ve sevdiklerinin ölümünü görmekle cezalandırılmış bir nevi. Gelip giden Olimposluların oyuncağı olmuş ve kendini korumaya mecbur bırakılmış. Adasına gelen denizcileri koyuna çevirip ağıla koymuş fakat bundan hiçbir zaman gurur duymamış bir ilah... İlahlığından nefret etmiş, en büyük cezayı kendine tapınılmak olarak görmüş bir tanrıça... Aslanıyla yıllarca yaşamış ve kendi aslanını doğurduktan sonra Athena'yı bile savuracak büyülerle onu korumuş. Kadim denizler tanrıçasından gidip zehirli mızrağı almayı başaran tek kişi... Zeus'a, gümüş gözlü kızı Athena'ya, güneşten bir parça Helios'a, halası Selene'ye ve haberci tanrı Hermes'e baş kaldırıp mücadele etmiş bir cadı. Aiaie'nin sahibesi... Altından yataklar, gümüşten bardaklar... Daidalosun hediyesi dokuma tezgahı... Telemakhos ve annesi... Adası neler gördü neler... Güya hapsetmiş olduğu Odysseus... Ve onlarca NOSTOS hikayesi eteğinde...
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Puan vermedi·379 syf.··
2020 35. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2020 16:17
Yüzyıllardır, binyıllardır inanç kavramı tabii ki değişiklik gösterdi. Fakat en büyük değişme savaşın, şiddetin, öldürme gücünün kullanıldığı ilk dönemde yaşandı. Bu döneme kadarki mabutlar dişiyken bu dönemden sonraki ilahlar karma oldu ve insanlaştı. Göçler, gelişmeler derken her şey bulanıklaştı ve tanrılar da değişti. Doğayı değiştirme gücünü anladıkça insan güçlendi ve fikirleri değişti. Üremeyi ve soyu devam ettirme mantığını kavradı ve bunu hayatın geri kalanıyla bağdaştırdı. Tarımı kadının elinden alıp erkeğe devretti: zira tohumu eken erkekti. Kadın yeraltıyla bağdaştırıldı. Yeryüzü ve yeraltı. İki başlı balta ve Knossos sarayı... Asaya dolanan yılan ve iki aslanlı kapı... Kadını kurban eden erkek ve dişi ilah... İphigenias ve Artemis'in geyiği... Dişiselliği ön plana çıkarılmış Venüs heykelcikleri... Biyolojik doğuş ve Tinsel doğuş...Tanrı olmanın güzellikleri... İnançlar değişti fakat insanlar değişmedi. Değiştik sanıyoruz fakat değişmedik. Binlerce yıldır fikirler çoğaldı fakat içimizdeki tinsellik ne arttı ne azaldı. İnsanın ilk zamanından günümüze mükemmel bir yolculuk yapıyoruz kitapta. İlk dişi mabuttan son ilahi kadına kadar hepsinin aslında içimizde ve dışımızda her yerde olduğunu öğreniyoruz. Mitoloji ve doğanın uyumunu, insanın uyumunu görüyoruz. Yazara ve vakfına teşekkür ederiz...
Tanrıçalar ve Tanrıça’nın DönüşümleriJoseph Campbell · İthaki Yayınları · 2020217 okunma