Üçüncü olarak da kalite ölçümleri arasındaki farklardan kaynaklanan bir sıkıntı daha vardır; bu ölçümlerden biri doğruluk, diğeri de pratik deneyim üzerinde yükselir. Bu ölçümler kuramsal düzeyde çatışırlar; örneğin sağlık hizmetlerinde reformcular doğruyu mutlak bir kalite standardına göre elde etmek istediklerinde, bu arzuları katıştırılmış pratik üzerinde yükselen kalite standartlarıyla uyuşturulamaz. Felsefeci ise bu çatışmada, örtülü ve açık bilginin birbirinden uzaklaşmasını tespit eder; iş yerindeki zanaatkar da zıt yönlere çekiştirilir.
Bu üç sıkıntıyı, bunların tarihine daha derinden baktığımız zaman kavrayabiliriz.