Oğulcan T.

9/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Hayatında bir çok olumsuzluğu üst üste yaşamış, kendini gerçekleştirebilmenin hayallerini dahi kurmaktan uzak Nora, Nora’mız. Hikayenin başında bir üzüntü ile akışı takip ederken, bir çok eleştiri yapan okurun aksine, kitabın sonunda bu kadar basit ancak etkileyici bir sürprizle karşılaşacağımı hiç beklemiyordum. Hayatın akışı içerisinde, başarının ve başarı kavramının aslında altının bu kadar boş olmasına rağmen, bir çok alternatif senaryoyu gözden geçiriyor ve hangisinin en doğru olduğunu, nasıl daha iyi olacağımızı ve ne yapsak daha “başarılı” olabileceğimizi sorguluyoruz. Nora’nın hikayesini izlerken ise bu bizi tam olarak başladığımız noktaya geri sürüklüyor, An’a. Bu konulara yeni bir bilgisayar oyunu ile merak kazanmışken karşıma çıkan bu romanda, hayatın en iyisinin aslında sahip olduğumuz gerçekliği bizi kendi hayatımızı da sorgulamaya götürüyor. Tüm olay örgüsünde kendi gerçeklik ve alternatiflerimi de sorgularken kendimi bulmuşken, hikayenin sonunda “YAŞIYORUM” diyerek elindeki kalem ile Nora’nın öyküsünü tekrar ve kaldığı yerden yazmaya başlaması ile tüm farkındalık taşları da yerine oturuyor. Aslında hayat maceramızda elde etmek istediğiniz herşeyin önündeki cam tavanı delmemizin gerektiği ve yine tüm paralel evrenlerde tüm potansiyelimizi gerçekleştirenin biz olduğunu aklımıza kazıyarak hikayemizi sonlandırıyoruz. Özetle, hikayenin bütünü paralel evren kavramına farklı bir yaklaşım sergilerken, Nora üzerinden insanın inancı ve emeği ile gerçekleştirebileceği sonsuz olasılığın önündeki tek noktanın yine potansiyeline inanmak ve keşfetmek olduğunu ortaya koyuyor. Teşekkürler Nora, Teşekkürler Bayan Elm!
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Saat Dört
Puan vermedi·171 syf.··
2024 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2024 01:04
Varoluşumuzda kaçınamayacağımız iki olay var, doğum ve ölüm. Bu sürecin arasındaki tüm olaylara hayat diyoruz. Hayatı düşünürken, ölüm hiç aklımıza gelmez. Ailemiz, dostlarımız, güzel ve kötü anılarımız ile birlikte; ümit ve umutlarımız, beklentilerimiz ve bazen kavuşamayacağımız düşünceler var olur hayatımız hakkında. Peki bu tüm düşüncelerden sadece ümit ve umutlarımızı çıkarttığımızda geriye ne kalır: koskocaman bir karanlık. Bir İdam Mahkumunun Son Günü’nde sıklıkla kendimi o karanlığın içinde buldum. Aslında öleceğimiz bir günün olmasına rağmen, bilmemenin ve hayaller içinde yaşamanın nasıl bir lûtuf olduğunu tekrar tekrar düşündüm. Özellikle yargılanan ve yıllar sonra affedilen insanların bu geçmiş ve ilkel ceza sisteminde; ben aslında iyi bir insanım derken her geçen gün nasıl delireceğini hissettim adeta. Bu eser, idam isteyen ve empati kavramını sorgulayan herkesin en az bir defa okuması gereken bir eser. Şayet hiçbir şey ilk görünüşteki kadar basit değil. “Bu şekilde ölümün gayet basit olduğunu söylüyorlar. Peki altı haftalık can çekişme ve gün boyu süren bu hırıltı neyin nesi? Bunca yavaş ve bunca hızlı akan bu telafisiz günün kaygıları da nedir? Giyotin sehpasına varan bu işkence merdiveni nedir?”
İnceleme
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2020152,5bin okunma
7/10
·376 syf.··
2024 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 22:32
Kitap Amnezi hastası Christine’in yaşadıklarını adım adım ve gün gün anlatıyor. Şimdi bir düşünün, bi sabah kalkıyorsunuz ve gördüğünüz bildiğiniz herşey yabancı. Bazı fotoğraflara bel bağlayıp hayatınıza referans kabul ederken, o referansların gerçek olduğundan nasıl emin olabilirsiniz? Sahi, gerçek neydi? Korku / gerilim konulu bir kitap olmasına karşın ağır gerilim içermeyen ve aslında endişe ile merak barındıran bir kitap. Bir çırpıda okudum ve sıklıkla polisiye türüyle haşır neşir olmama rağmen sürekli ters köşe olup, hangisinin ters köşe olduğunu bile karıştırabiliyorsunuz. Okuması keyifli bir kitaptı. Şimdi mi? Hadi filmine..
İnceleme
Uyuyana KadarS. J. Watson · Doğan Kitap · 2012848 okunma
7/10
·192 syf.··
2023 1. kitabı
Abuklamak ya da abuklamamak; işte bütün mesele bu! Murat Siyavuşun hayatıyla ilk olarak Netflix'de tanıştım. Keşke tanışmasaydım! İzlediğim dizinin etkisiyle; bu hikaye burada bitemez, kitabı nerede bunun motivasyonuyla alıp okuduğum bu kitapta, okumanın temel olaylarından olan ne görselleştirme keyfini yaşayabildim; ne de beklediğim sonu görebildim. Eğer diziden sonra okursanız, hele ki devamını öğrenmek için; farklı sonu sebebiyle ciddi bir hayal kırıklığı yaşarsınız. Diziden bağımsız olarak okuyun, okuyun ki aslında mantıklı dediğimiz cümlelerin abuk; abuk dediğimiz cümlelerin mantıklı olabileceğini yaşayarak öğrenin. Sahi; mantık nedir ki? Belki SMK'nın başındakilerin söyledikleri; belki de Haluk Bey'in bahsettikleri. Bazen özgür olmalı insan!
İnceleme
Sıcak KafaAfşin Kum · April Yayıncılık · 20161,883 okunma
Belki de Diğer Kitaplardan Başlamalıydım!
7/10
·400 syf.··
2023 2. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2023 18:04
Stephen King kitaplarını sıklıkla duymuş ancak ilk defa okuma şansına erişmiş biri olarak, yorum ve diğer incelemeleri geç okuduğum için nispeten üzüldüm; şayet kitap gerek betimlemeleri gerek karakter yapılandırılmalarıyla güçlü olmasına rağmen, beklediğim korkuyu vermedi. Diğer inceleme ve eleştirilere de katıldığım nokta şu ki beklediğim korkuyu bulamadım; belki birazcık gerilim! Kitabın her aşamasında karakterleri sıklıkla gözümde canlandırabilirken; ve her sayfa sonrasında onları kendi ağzından dinleyerek daha da zihnime kazırken buldum kendimi. Gerilim türünde bir yapı olarak beklentiye girmiş olsaydım, gerilim ögelerini ortalama üstü bir başarıda bulabilirdim. Özetle bu kitaptan beklediğimi alamamış olmanın bir burukluğu olsa da, Torrance ailesi de aklıma başarıyla kazınmayı başardı. Umarım bu ilk basit incelemem de size ufak da olsa bir fikir verir. :)
İnceleme
MedyumStephen King · Altın Kitaplar · 20217,7bin okunma