İç dünyası zengin olan bir kişi yazgıdan çok şey beklemez; buna karşılık bir aptal, sonuna dek bir aptal olarak, bir hödük olarak kalır; isterse kendisini cennette, etrafı hurilerle çevrili olsun.
Mum Aleviyle Oynayan Kedinin Öyküsü
Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında
O evde bir de kedi vardı.
Geceler indiğinde kendi havasında
Mum yanar, kedi de oynardı.
Mumun yandığı gecelerden birinde
Kedi oyunlarına daldı.
Oyun arayan gözlerinde
Mumun alevi yandı,
Baktı,
Mumun titrek alevinde
Oyuna çağıran bir hava vardı.
Oyunlarını büyüten kedi büyüdü
Kendi türünde çocukcasına,
Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
Geldi mumun yanına, oyuncakcasına.
Bir baktı, bir daha, bir daha baktı
Mumun alevinin dalgalanmasına
Uzandı bir el attı.
Bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı..
İlk kez gördüğü mumun yakmasına
İnanmayacaktı.
Kedi, oyunlarında büyüyordu,
Mum, üşüyordu yanmalarında.
Zaman ikili yürüyordu
Aralarında.
Türkiye'de hukukun felce uğradığının somut göstergesi olarak okuyabileceğimiz bir kitap. Bir Genelkurmay Başkanının "terör örgütü kurma" iftirası üzerine tutuklanması, dikkat edin "suç"u demiyorum, iftirası! Türkiye'de hukuk sistemi ne zamandan beri iftiraları gerçek suçlar gibi kabul etmeye başladı? İlker Başbuğ'un haksız yere çalınan iki senesi ve daha nicelerinin, çalınan seneleri, hayalleri ve hayatları...