Erich Fromm’un öğrencisi Rainer Funk tarafından yazılan bu kitabı tesadüfen edindim ve uzun bir zamana yayarak yavaş yavaş okudum. Başlığından da anlaşılacağı üzere, yaşadığımız bu karmaşık dünyada kendine bir şekil vermeye çalışan kimliğimizi ait olduğu topraklara ekip filizlenmesini bekliyoruz. Bu kitap, yaşadığımız bu postmodern çağda yaşam boyu mücadelesini verdiğimiz kimlik arayışında işimizi kolaylaştırmayı hedefliyor ancak tabi psikoloji biliminde yeterli altyapınız varsa. Çünkü Rainer Funk, “ben odaklı kişilik” olarak tanımladığı postmodern insan karakterini tanımlarken akademik bir dil kullanıyor ve ortalama okuyucun durumu kavramsallaştırabilmesi işin -en azından bana göre- yeterli örneklemeye başvurmuyor. Yine de anladım mı derseniz pek çok noktasını anladım yalnız, bu anlama seviyesi, beni hayatta hangi noktada olduğum ve neleri değiştirmem gerektiği konusunda yeterli olmadı. Ya da kitabın böyle bir amacı yok, emin değilim. Kitap ne anlatıyor kendi samimi cümlelerimle kısaca özetleyeyim ve benim için de bir hafıza tazeleme olsun.
Funk diyor ki; artık teknolojinin geliştiği, tüketimin hiç olmadığı kadar arttığı, medyanın hayallerimizi manipüle ettiği, ekonominin liberalleştiği, kapitalizmin kanımıza kadar girdiği postmodern bir çağda yaşıyoruz. Bu çağ kendi ben odaklı kişiliğini yarattı. Ben odaklı karakter öyle aklınıza ilk gelen egoist narsist bir kişilik değil. Ben odaklı kişilik çağımıza uyum sağlayan insanın olmazsa olmaz psikolojik yapısı. Funk bu kişilik yapısını matematiksel olarak kategorize ediyor. Ben odaklı kişiliği arzı ve pasif olarak ikiye ayırıyor. Arzcı, toplumun kendi kurallarını içselleştirmek yerine sınırsız özgürlüğüne dayanarak sıfırdan bir gerçeklik üretme peşinde oluyor. Pasif ben odaklı kişilik ise varolan sistemde kendi payına