O halde bu soruya nasil cevap verebiliraim ki? "Evet, aşık oldum," dediğimde, hangi ask için "evet" demiş olacaktım?
Eger soruyu soran kisinin "aşk" tanımı benimkinden bambaş-kaysa, mesela soran için aşk tatlı bir heyecan ve zamanla geçen bir hevesse; ben his aşık olmamıştım. Ask eğer kendini başkası olmaya zorlamaksa, sürekli karşındakine göre şekillendirmekse kendini; yine hiç aşık olmamışım. Aşk eğer durmadan kendini yıpratmak, çilekeş bir ruha sahip olmaksa; yine hiç aşık olmamıştım . Ancak soran kisi için aşk, meydan okumaksa, kolektif bir direnişin parçasi olmaksa; aşık olmus olabilirdim. Yine soran kişi için ask, insanin kendi aşksız dünyasının siyah beyazlığından, renkli ve pastel tonlara dogru geçişiyse; aşık olmuş ola-bilirdim ya da aşık olmaya çok yaklaşmış olabilirdim. Çünkü
zaman zaman hayatımda pastel renkli gökler ve uyanışımla uy-kuya dalışımın arasında hareketli mi hareketli duygular görmüştüm. Ve elbette, rüyalarımın içine gizlice sızan (benim iznimi almadan ve maalesef benden habersizce) duygularım da vardı.
‘’HERKES KORKUYOR ama ben kafa kargikhgni
Onemsiyorum. Ne zaman kafam karysa, anlarm ki öncekinden
farkli, beni bambaska biri yapacak yeni bir yola girdim. Kafas kargik birinin zibni aya yerde durmuyor demektir bana
göre. Bir o yana bir bu yana sallaniyor, dogruyla yanlisi el ele tutusrurup dans etiriyor, iyiyle kotaya bay baga birakiyor,
uyumlari ve uyumsuzluklan taruyordur icinde. Kafa karsikhta
iyidir. Nasil baskasina kanguigimida "ask doguyorsa,
kendimize kanguigmuda da içimizden yeni bir "ben" dogar.
Daha lyi bir ben..•’