Ne hınç, ne acı, ne de çekememezlik duyacaklardı. Çünkü olanakları ve arzuları her zaman, her noktada uyuşacaktı. Bu dengeye mutluluk adını verecekler ve özgürlükleriyle, sağduyularıyla, kültürleriyle, ortak yaşamlarının her ânında onu keşfetmesini, korumasını bileceklerdi.
Başkaları için konuşuruz ama kendimiz için susarız. Bu yüzden, sessizlik, konuşmadan farklı olarak, eksikliklerimizin, yapmacık davranışlarımızın izini taşımaz.
Tembel tinin katışıksız yalnızlıktan çıkaracağı hiçbir şey yoktur, çünkü bu tür yalnızlık yaratıcı etkinliği kendisi harekete geçirebilecek güçte değildir.