Kendincebibloggirl

“Hocam, bu sarılma denen şey ne kadar önemliymiş meğer. Keşke çok daha önce birbirimize doğru düzgün, adam gibi sarılabilseydik. Biz kıymetini bilememişiz.”
İnsan
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Benim aklımda kalansa, sarılmayı unutmuş bir ülke. Bir yandan ağlayan, öte yandan kollarının arasında kendine bir yol arayan, kaybolmuş yıllarına acıyla bakan ülkem...
Alıntı
Çocuklarımızın kara gözlerinin, ela gözlerinin, yeşil gözlerinin aşkına, şu lanet dünyanın yükünü erkenden taşımaya başlayan çelimsiz omuzlarının üzerindeki güzel başlarının aşkına, pencere pervazlarına çarpıp ölen serçelerin kanadından daha hafif olduğunu iyi bildiğim yüreklerinin aşkına...Koru bizi düşmanlıktan, nefret ve zulümden.. Sırasız ölümlerden.. Koru ülkemi.
1000Kitap
“Bunlar böyledir doktor bey. Misafir görünce ölülerini unuturlar,” diyor.
Eskiden el yazması kitapların içine “ya hafız, ya kebikeç” yazılırmış. Bu duanın, kitabı haşarattan, nemden ya da yangından koruduğuna inanılırmış. Ve yine rivayet olur ki bu yazının mürekkebi böcekler için zehirli olan düğünçiçeği bitkisinin suyundan yapılırmış. Özel bir mürekkeple yazılan bir tür muska yani: “koruyan, esirgeyen kebikeç” anlamında...
Kitap