İkigai son yılların en popüler kişisel gelişim kitaplarından biri. Kitapta en çok öne çıkan kısımlardan biri, Japonya’nın Okinawa bölgesindeki uzun yaşayan insanların hayatlarının tek tek anlatılması. İlk bakışta etkileyici gelse de aslında çok yüzeysel işlendiğini fark ettim.
İnsanların günlük rutinleri, uzun yaşam sırları, bahçeleri, yemekleri ve sosyal ilişkileri anlatılıyor ama bu anlatım çoğu zaman derinlikten yoksun. Daha çok “hikâyeleştirilmiş röportajlar” havasında. Evet, yaşlı insanların hayatlarını okumak keyifli; fakat gerçek bilimsel temelden çok bir “seyahat notu” gibi. Birkaç güzel alışkanlık çıkarabiliyorsunuz ama bu, insanın kendi hayat amacını bulmasına ciddi bir rehber olmuyor.
Kitap kendini “hayatın anlamını bulma” üzerine konumlandırsa da, çoğu yerde Japonya kültürünü egzotik bir merak unsuru olarak kullanıyor. Yani bize Okinawa’dan “sırlar” taşıyor gibi görünse de, aktardıkları zaten bildiğimiz şeyler: sade yaşa, aktif ol, insanlarla bağ kur, üretmeye devam et.
Kısacası, İkigai’yi okurken keyif alabilirsiniz ama çok şey öğreneceğinizi, hele ki hayatınızı kökten değiştireceğinizi düşünmeyin. Bu kitap bana daha çok iyi pazarlanmış bir Japon kültürü derlemesi gibi geldi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fatma Tatlı'nın şükür ve tefekkür hikayesi.
Küçük yaşlarda kas hastası olduğunu öğrenen Fatma zamanla yürüme yetisini kaybeder ama teyzesi sayesinde çok daha güzel bir yolu bulur.
Allah'a tevekkül edince olmazlar nasıl oluveriyor. Fatmanın Namaz ve hac yolculuğunu ibretle, Yazdığı mektupları da gözyaşları ile okuyacaksınız.
Belki edebî olarak çok kuvvetli bir kitap olmayabilir ama imanı olanın kalbine dokunduğu kesin.
Ve son olarak Fatma Tatlı'nın dilinden " Bizler ne engelli, ne de özürlüyüz. Bizler de insanız, Bizler de canlıyız, can da özür olur mu? Can daengel olur mu? Sadece imtihanımız biraz daha ağır ve farklı. O yüzden Bizler sadece özel insanlarız."
Rabbim hepimizin imtihanını kolaylaştırsın inşallah
Funda uçuk er ~ Huşu ağacı
3 kitaplık bir serinin ilk kitabı
Zeynep ve Ömer'in tanışmasıyla başlayan kitap aşk, evlilik, aile sorunları ve bunlara karşı tutum ve yaklaşımlarını sorguluyor.
Aynı Olaylar hem kadın hem erkek gözünden anlatılmış olması ayrı bir güzellik katmış kitaba.
En etkileyici ve sorgulatıcı bölümleri bence Zeynep'in Derviş baba ile dertleşmeleri. Öyle ki okurken kendinizi onun bahçesinde gül şerbeti içerken bulabilirsiniz.
Kitabın dili akıcı, anlatım şeklini çok beğendim. Derviş babayı daha çok okumak isterdim
Huşu AğacıFunda Uçuk Er · Cezve Kitap Yayınları · 20202,251 okunma
Kitapta tarımın ilk tarihinden başlayarak açıklayıcı ve akıcı şekilde kronolojisi anlatılıyor. Benim için kendi tarlamda yapmaya çalıştığım tarımı çok ayrıntıya girmeden anlatmış yazar.
Tarımla hiç ilgisi olmayanların da yiyeceği gıdayı seçerken nelere neden dikkat etmesi gerektiğini çok güzel anlatıyor. Herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Bütüncül şifa ile ilgilenip neresinden başlayacağını bilemeyen giriş seviyesi için tüm terapi yöntemlerinin açıklandığı genel hatları ile bilgilendirici bir kitap.
Bütüncül ŞifaYalkın Tuncay · Az Kitap · 201923 okunma