Nur Turcan

Nur Turcan
@OkurNur20
Okuyan, yazan, araştıran, kendi değer yargılarına göre yaşayan, kimseye boyun eğmeyen, bazılarının aksine haddini ve durması gereken yeri bilen, kendi hayatında, kendiyle baş başa mutlu bir kadın.
Fikir işçisi, grafik tasarımcı, web roman yazarı
Hacı bayram veli üniversitesi, görsel işitsel teknikler ve medya Yapımcılığı
45 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Kaderin önüne geçilir mi? Psikolojik gerilim tarzında bir gençlik kurgusuydu kitap ancak verdiği mesaj kader ile iradenin arasındaki o ince çizgiydi bence. Çok akıcıydı. Akıcı ve gerginlik verici :) Üstelik kitabın başında bir kişinin öldüğünün bilgisini aldıktan sonra kitap boyunca kimin öleceğini tahmin etmeye çalışmak, her biriyle bağ kurulduğu için oradan kayıpsız kurtulmalarını istemek de cabasıydı. Konu, macera/korku tarzı içerikler çekip yayınlayan dört arkadaşın, ölüm yolu adında, tehlikesiyle bilinen, girenin çok nadir sağ çıkabildiği bu yoldan geçerek bir içerik çekmek istemesiyle başladı. Hepsi macera tutkunu, hepsinin kanı delice akıyor ve kariyerlerinde en üst noktaya gelmeye çalışıyorlardı. Dehşete düştüğüm ancak meraktan gerilerek de olsa okumaya devam ettiğim çok an oldu. Sonu ise bambaşkaydı... "Seçimler mi insanı kaderine götürür yoksa kader mi seçimlerden oluşur?" sorularını ön plana çıkarttı benim adıma. Hikayenin akışı, karakterlerin derinlikleri, olayların oluş şekli beni okurken zinde tuttu ve okumaya başladığımın aynı günü bitirdim zaten çok fazla sayfası da yoktu. Bu tarz sevenler için tavsiye ederim. Adeta bir macera yaşamak gibiydi Aldanışın Portresi.
1000Kitap
Aldanışın PortresiSaniye Solak · Ulysses Yayınları · 202428 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
KESİNLİKLE SPOİLER VAR!
Puan vermedi
Yazarın hizmetçi serisi ve bu kitabı elimdeydi ne zamandır. Bir seriye başlamak yerine öncesinde tek bir kitabı bitirmenin daha iyi olacağını düşündüğüm için dün öğlen elime aldım ve akşam saatlerinde bitirdim. Sayfa sayısının az olmasının yanı sıra sanki çok bir sayfa sayısı olsa da aynı akıcılıkla gidecekmiş gibi hissettirdi. Çok akıcı bir yazım dili olmasını açıkçası beğendim. Kitabın başından sonuna kadar merakımı diri tuttuğu ve sayfalar akıp giderken o gerilimi bana gerçekten hissettirdiği için de ayrıca bir zevk aldığımı söylemem gerek doğrusu. Emin olamadım. Aslında bu tarz polisiye- gerilim tarzı kitaplarda bir tahminde bulunurum ve genellikle doğru çıkar ancak bu kez, sanırım esas karakterimiz Brooke'un da bunda bir payı oldu, asla emin olamadım. Bazen göz göre göre bir şeylerin üzerini kapaması, aslında gözünün önündeki delilleri görmezden gelmesi beni çok zorladı ve sinirlendirdi. Emin olduğumda ise ters köşelerle karşı karşıya kaldım. Tim'de bir şeyler olduğundan çok emindim ama bir yandan da suçsuz olduğu ortaya çıkan ve on bir yılın ardından özgürlüğüne kavuşan Shane'in, Brooke'a karşı bu kadar anlayışlı olması çelişkiye düşmemi sağlıyordu. Josh'un bir babaya ihtiyacı vardı ve Tim'in dahi babası olup olmadığını sormuştu. Shane ile olan karşılaşmalarında neden bu kadar soğuk ve umarsız davrandığını da anlamamıştım ve son sayfaları okurken hem çok gerildim hem de çok şaşırdım. Bilmiyorum, bu fark edildi mi fakat Shane ve Josh'un bir baba oğul olarak kadersel anlamda bu kadar benzer olacaklarını düşünmemiştim. Kitabın başından sonuna kadar aslında Josh'un iyi bir çocuk olduğu ve babasına benzemediği iması sürekli farklı karakterler tarafından gerekse de annesi tarafından sıklıkla dile getirildi ve bu "belki babası da iyiydi" ihtimalini akla getirdi fakat
1000k
MahkûmFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20242,701 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2025 3. kitabı
Büyük bir keyif ve merakla okudum uzun bir süre sonra bir kitabı. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kalemiyle ilk defa karşılaşıyorum. İsmini çokça duymama, bilmeme karşın eserleri elime geçmemişti. Cadı'yı rastgele görüp konusunu merak ederek aldım ve az bir sayfa olmasına karşın her sayfasında tatmin oldum diyebilirim. Trajikomik bir hikaye esas alınıp aynı zamanda da inceden inceye yapılan eleştiriler, varlık-yokluk, gerçek-hayal, Spiritüalizm gibi bazı felsefi konuların masaya yatırılması karakterler üzerinden bir tartışma halinde sunuluyor olması oldukça keyifliydi. Merak olgusu başta olmak üzere hiçbir duygudan yoksun bırakılmadan yazılmış ve oldukça sürükleyici.
Edebiyat
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Lise çağlarında Anlaşma adlı kitabını alıp okumuştum. Okuduğum ilk ve son kitabı o oldu. Yıllar sonra tesadüf eseri denk geldiğim bu kitabına da hali hazırda okuduğum kişisel gelişim kitabının yanı sıra çerezlik olsun, kafam dağılsın diye başladım. Konunun klişeliğinden bağımsız, yazarın anlatım tarzını oldukça beğenmiştim ilk okuduğumda. Bu özelliğe dayanarak başladım kitaba fakat en fazla on beş sayfa kadar okuyabildim, sonrasında bıraktım. Fark ettim ki konu üzerinde ufak ufak oynansa dahi karakterler pek de değişmiyor. Bakire olduğu belirtilen genç ve baş döndüren güzellikteki kadınlar, karakteri oturmuş, orta yaşlı, cinsel açıdan kadından farklı olarak deneyimli, dünya yakışıklısı erkekler ve aralarında olmazsa olmaz çekişmeli aşk.
1000k
YeminFatih Murat Arsal · Ephesus Yayınları · 20171,027 okunma
İnstagram'da bir reels videosuyla karşıma çıktı. Orada denildiğine göre tek başına bir kadının oğluyla verdiği hayat mücadelesini konu alıyordu. Bu tarz konuları severim. Wattpad'den başladım okumaya. Aklıma nedensizce eski yıllarda Kenan İmirzalıoğlu'yla Selin Demiratar'ın başrolünü paylaştığı "Acı Hayat" geldi. Birebir kopya diyemem farklılıkları var ancak esinlenilmiş bence. Mehmet ve Gül'üm diye hitap ettiği Nermin. Burada Mehmet ve direkt Gül mesela en basitinden. Okurken aklıma onların gelmesine asla engel olamadım. Her neyse Acı Hayat'ı da hiç sevmemiştim izlediğimde. Sinir krizleri geçirten tarzdan bir diziydi. Kitap da büyük bir hevesle başlamama rağmen pek bana hitap etmedi.
Gül YarasıDuruMavii · Epsilon Yayınları · 2019281 okunma