Çünkü yeminliydim birdaha seni sevmemeye ama napayim yinede seviyorum ışte senden vazgecemiyorum sen öyle bir seysinki senden asla vazgeçiyorum ışte...
YeminFatih Murat Arsal · Ephesus Yayınları · 20171,026 okunma
Bu yazari seviyorum kaleminin gücü okutuyor . Ama okudugum bu bilmem kacinci kitabi hatirlamiyirum . Okutuyor bi sekilde bu yazarin tek sorunu her kitabinda hep ayni vurgulari yapiyor. ayni iller ayni ulke . Kızımız dunya guzeli oglumuz boylu poslu dalyan gibi vs gidiyo böle ornekler yani benzerlikler cok maglesef . bence biraz farklilik birax degisiklik şart. Herseye ragmen neden hala bu adami okuyorum dunsuncesi oluştu degil mi? Inanin bende bilmiyorum.bu yazari okuyanda degisik bi bagimlilik olusuyo kanisindayim bende basta olmak üzere . Kaleminin cekiciliginin kurbaniyim . Bi erkek olarak aski biz okuyucuya guzel aktariyor ve hep dusunuyorum bi adam boyle guzelsevebilir mi asik bi adam gercekten cok utopik geliyor . Kalemine saglik sevgilerleee
YeminFatih Murat Arsal · Ephesus Yayınları · 20171,026 okunma
Yazarın kitaplarını yeniden okumaya devam ediyorum .
Bu kitabı ilk okuduğumda da Tuğçe’yi çok şımarık bulmuştum yine aynı buldum ama tabi özünde aslında bütün şımarıklığını Karahan’a yapıyor Karahan’da başlarda tam bir sessiz duvar. Aşılmayacak gibi duruyor. İçinde ne yangınlar , ne hasretler var ama tabi bir yere kadar. Oda Tuğçe’ye karşı yavaş yavaş yenilmeye başlıyor.
.
Tuğçe, zengin bir ailenin güzeller güzeli kızı. Babası ,yeni koruması Karahan’ı bir kaç sefer Tuğçe’ye eşlik etmesi için gönderiyor ve bu eşlik sıralarında birbirlerinden hiç hoşlanmadıklarını keşfediyorlar. Tuğçe , güzelliği ile her erkeği büyülerken Karahan’ı etkileyememiş olmasını kendine hiç yediremiyor ve istemeden de olsa onu etkilemeye çalışıyor.
.
Karahan cephesinde ise işler çok karışık. Geçmişte olan büyük bir olay, onun ailesini kaybetmesine ve kendisini Afrika ‘da bulmasına sebep oluyor. 10 yıl süren Afrika hayatı da oldukça zorlu geçiyor. Orda da bi sebeple başı belada ve Türkiye’ye de kısa süreliğine geliyor. Yanında çalıştığı Rasim Bey’in kızı ise onun bütün sınırlarını zorluyor. Kız ne kadar güzel olsada geçmişte yaptıklarını yapmamaya kararlı.
.
Tuğçe ile Karahan arasında sürpriz gelişme, Karahan’ın geçmişiyle alakalı bütün gerçekleri ve bozulamayacak kadar büyük edilen bir yemin. Sonunda neler yaşanmış , okuyup öğreniyoruz
YeminFatih Murat Arsal · Ephesus Yayınları · 20171,026 okunma
Herkese merhaba.
Zoraki Koca serisinin ikinci kitabı olan Yemin yorumuyla karşınızdayım. ❤
İlk olarak belirtmeliyim ki ben bu kitabı ilk kez okumadım.
kaçıncı okuyuşum olduğunu da inanın bilmiyorum. 7 seneye yakın bir süredir belli aralıklarla yazarın herhangi bir kitabını canım sıkıldıkça açar okurum.(bu konuda yalnız olmadığımı bilmek mutluluk verici) Şimdi de kalabalık bir grupla birlikte okuduk. Ve ben, yine ilk okumammışcasına bir solukta bitirdim Karahan ve Tuğçe'nin hikayesini.
Kitabımızın baş karakteri Karahan karanlık ve sırlarla dolu bir geçmişe sahiptir. Çok fazla kayıp yaşamış, nice ölümlere ve zulümlere tanıklık etmiştir. Yaşadıklarının delili gibi görünen asık ve gülmeyi unutmuş yakışıklı bir yüze sahiptir. Kısa bir süre için Türkiye'ye gelmek durumunda kalmıştır. İşlerini yoluna koyana kadar Afrika'da tanıştığı bir türk iş adamının evinde kalmaya başlar. Adama ve ailesine korumalık yapar. İşte bu esnada da ona geçmişini unutturan ama kalbinin yerini hatırlatan kızımız Tuğçe ile tanışır.
Tuğçe; Hırçınlığını ve inadını, göz kaıran mavi gözleri ve güneşe inat parlayan sarı saçlarının süslediği eşsiz güzelliğinin arkasına saklar. Bir devede bile olmayan inadı ve kendisini çelik bir zırh gibi saran gururu ile ulaşılmaz bir kadın gibi görünür.
Ama bakmayın gıcıklıklarına, aynı zamanda hayat dolu ve acayip esprilidir de.
Bir yanda gülmemeye yemin etmiş gibi davranan, katı bir adam. Diğer yanda şakalarıyla ve hep güler yüzüyle cıvıl cıvıl inatçı bir kadın... İkisini yan yana düşünemediniz değil mi? Hemen "evet" demeyin derim. Çünkü çok da güzel oluyormuş.
Minik bir ceza, masum bir öpücükle başlayan hikayemiz tutkulu ve çetin bir aşkın nasıl son bulacağını merak ettirerek okutuyor kendini.
Akıcılığı karşısında kesinlikle şaşıracaksınız. Serinin diğer
YEMİN – FATİH MURAT ARSAL
Bambaşka iki dünya, verilmesi zor sınavlar ve acı tatlı atışmalardan doğan bir aşk…
Zoraki koca sersinin ikinci kitabı Yemin’in yorumu ile geldim. Sonunda Karan ile tanıştım ve bunun için baya mutluyum.Kitabın içerisinde +18 ögelere yer verilmişti.Serinin ilk kitabından daha çok sevdiğimi söylemek istiyorum.Sanırım içerisindeki aksiyon ve aşk sahnelerinin gidişatındaki farkındalık beni bu kitaba daha çok bağladı.
#kitabınkonusu
Şımarık görüntüsünün altında naif bir genç kızdı Tuğçe, yaşam tarzının getirisi olan ukala halleri ve güzelliği ona olan ilgiyi arttırsa da erkekler ile olan ilişkileri daima belli mesafeler ve duvarlarla olmuştur. Tuğçe’nin babası Rasim Bey kızını geç saatlerde şoförsüz dışarı göndermemek konusunda ısrarcıdır ve yeni gelen şoför soğuk halleri ile Tuğçe’nin siniri bozmaktadır.
Karahan kendisine yardım eden Rasim Bey’in yanında işe başlamıştır.Görevini layığı ile yerine getirip belasız şekilde hayatının birkaç ayını burada geçirerek ayrılacaktır.Tabi ki Rasim Bey’in ukala kızı tahammül sınırını zorlamazsa.
Tuğçe’nin sivri dilli halleri yüzünden başlayan aralarındaki atışma zaman zaman sabır abidesi Karan’ı bile delirtecektir.Karahan yapmaması gereken bir şey yapacaktır ve ikisi arasındaki bu bilinmezlik giderek bambaşka bir boyut kazanacaktır.Tuğçe’nin kabullenmek istemediği duyguları onun içini kemirirken, Karan halletmesi gereken sorunlarına çözüm bulmak için çabalayacak, bu sorunlara bir sarışının kendisine hissettirdiği o karmaşık duygular da eklenince mücadelesi çetin olacaktır.
#kitapyorumum
Yazarın kalemi akıcı, kurgu bütünlüğü muazzamdı.Dili ise anlaşılır ve betimlemeler yerli yerindeydi.Kitabı okurken büyük keyif aldım ve elimden bırakmak istemedim.Kara benim yıllar öncesinden methini duyduğum ama kitabını
YEMİN /ZORAKİ KOCA SERİSİ 2 -KİTAP YORUMU:Selam selam selammmmm :) işteee serinin 2. kitabıyla karşınızdayım :) Bu kitap da afet mi afettttt inatçı mı inatçıııı Tuğçe ile ketum ama karizmatik Karahan'ın aşkını görüyoruz.Zaten Karahan ismini duyunca ilk kitap dan bir çağrışım oluşacak :) Bu aşkın başlamasına sebep de Tuğçe 'nin arkadaşı Sibel 'in Karahan'ı çekici bulmasıyla başlıyor.Tabi Tuğçe sinir oluyor .Neden? Çünkü Karahan onun koruması... Ne gerek var değil mi? :)Sadece aşk içermiyor kitabımız , Karahan 'ın gizemli geçmişi sayesinde Afrika 'lara uzanan bol aksiyonlu film tadında bir aşk hikayesine tanık oluyoruz. Her şeyden var yani , aşk, heyecan, silahlar, kavga dövüş.... her şey işte :) Bu iki genç aşıkların kavuşması tabi öyle hemencik olmuyor . Karahan , Tuğçe 'nin kalbini , gururunu öylesine kırıyor ki, Tuğçe ne olursa olsun , onunla evlenmeyeceğine dair yemin ediyor. Üstelik yeminlerine de son derece sadık ve inatçı. Yani kısaca ben okurken hiç sıkılmadım ,okudum yine bir çırpıda. Puanım 4/5 keyifle okumanız dieğiyle :)
Fatih hocam serinin ikinci kitabıyla yine döktürmüş. İlk kitapta kadın karakteri süründürdüm ama bu kitapta erkek karakteri süründüreceğim demiş. Tuğçenin şımarık ve evinin prensesi olduğu konusunda hem fikiriz. Ancak kitabın sonlarına doğru Tuğçe beni arkasına aldı ve bende Kararahan'ın tam bir dingil olduğu sonucuna vardım. Nereye çekersen oraya gidiyor. Bide sen Osman'ın kardeşi olcaksın. Afrikaya uğrayıp kitaba macera kattıktan sonra evine uğrayıp sürünmeye devam ediyor. Bu arada Yazarımız dünyadaki güzel kadın ve yakışıklı adamların dibini sıyırmaya kararlı.
Yemin tüm bitirmeme çabalarıma rağmen, kendime günlük okuma limiti koymama rağmen yine de bitti… Bitti ama ağzımda harika bir tat, yüzümde bir gülümseme bırakarak bitti.
Karahan Afrika’da yaşadığı olaylar sebebiyle granitten bir kalbe, gülmeyi bilmeyen bir yüze sahip esmer, uzun boylu, kara kaş kara göz bir FMArsal yakışıklısı… Tuğçe zengin bir ailenin kısa sarı saçlı, mavi gözlü, neşeli, hazırcevap, dik başlı, çevresi tarafından cadı olarak hatırlanan ve bir yemin ettim ki dönemem diyen bir FMArsal güzeli…
Hikayemiz Tuğçe’nin bir arkadaşının Karahan’ın yakışıklılığını keşfedip bunu Tuğçe’ye söylemesi ve Tuğçe’nin Kara’yı fark etmesiyle başlıyor. Kara’nın Tuğçe’ye verdiği ceza öpücüğüyle de olaylar tırmanıyor. Sonrasında bütün bir kitap boyunca süren eğlenceli diyaloglar başlıyor. Tuğçe sonunda o graniti kırıp altındaki aşk adamını çıkarmayı başarıyor ve kitabın başında yüzü hiç gülmeyen Kara sonlara doğru sıkça kahkaha atan birine dönüşüyor.
Kitap öyle ustaca bir kurguyla yazılmış ki, bir film izler gibi okudum tüm sayfaları. Ve o kafa sesleri! O kafa sesleri olmasa bütün FMArsal erkeklerinden nefret ederdik herhalde. Tüm FMArsal erkekleri gibi Karahan da sevgisini söyleyemeyen, kafasından geçenlerle ağzından dökülenler farklı olan biri, aslında tüm erkekler öyle ya neyse Kim ne derse desin bir erkek yazarın bu kadar güzel aşk romanları yazabilmesi, kadınları bu kadar iyi tanıyıp, hepimizin yapabileceği davranışları yazması çok sık görülen bir şey değil. FMArsal kaleminin sevdiğim taraflarından biri de bu işte.
Karahan’ın yıllar önce öldüğünü düşündüğü Osman ile karşılaştıkları sahne de benim için unutulmazlar arasında, bir dövüş sahnesiyle kamufle edilmeye çalışılsa da benim için kitabın en duygusal bölümlerinden biriydi. Bir diğer sahne de, Karahan’ın dizlerinin
İlk kitap olan ‘Şahane Gelin’den sonra yazarın kitaplarını toplamaya başlamıştım. Bu arada ilk kitaptan Osman ve Gülay’ı burada sık sık görmek hoşuma gitti
Tuğçe, bir aydır babasının yanında çalışmaya başlayan uzun boylu, esmer, yakışıklı ve gizemli koruma Kara’nın onun koruması olması ile adamdan hoşlanmaya başlar. Ama duyguları onu korkuttuğu için her fırsatta adamla didişir Kara, çok zorlu geçen hayatının son 10 yılından sonra bir kadınla ilişkiyi asla düşünmez ama bu güzeller güzeli, sarışın afet hem çekiciliği hem masumluğuyla adamın dikkatini çeker. İkili aralarında patlak veren tutkuya engel olamasa da, o an için ikisinin de gelecekten beklentileri farklıdır. Böyle olunca ayrılık da kaçınılmaz hale gelir. Bakalım güzel cadı Tuğçe, kara gözlü ve gözü kara Karahan’ı alt edebilecek mi?
Tuğçe’nin kararlı ve kısmen gururlu duruşu en baştan itibaren hoşuma gitti. Tabi Kara’nın öpücüklerine pek hayır diyemedi ama Kara kalbini birkaç kez kırdığında altta kalmadı. Tuğçe’nin inatçı, güçlü hallerini sevdim. Kara’ya kızdığım yerler oldukça çoktu. Sevdiğini bir türlü anlayamadı, anladı açıklayamadı, kızı öküz laflarıyla üzdü durduTamam ruhsuz, odun erkekleri okumayı seviyorum ama kızmadan da edemiyorumO yüzden Tuğçe en sonda yaptığı numarayla ‘ohhh canıma değsin’ dedirtti Spoiler olmaması için yazmasam da okuyanlar hatırlayacaktırSon olarak, Kara’nın geçmişinin Afrika ile ilgili bölümleri de hoşuma gitti, en sonda gizemi de çözüldü.
Seride başta baya odunsu olsa da, sonradan aşkla yumoş olan, eşlerine sevgiyle bakan adamları okumayı seviyorsanız benim gibi @fatih_murat_arsal okumaya geç kalmayın derim
malesef hosuma gitmedi kitapda oturmayan bir seyler vardi ..surekli bir ayni döngü seviyormusun sevecekmisin gibi sorgulamayla saçma bir olaylar sinsilesi bi ara cok koptum ama yinede bitirdim
1968 Üsküdar doğumludur. Asıl mesleği teknik öğretmenliktir. Evli ve bir erkek çocuk babasıdır. Son yedi yıldır yazmış olduğu kitaplarla, aşkın gücünü, aile bağlarının önemini ve dostluğun sıcaklığını işlemeye çalıştı. Kitaplarında işlediği konularla, imkânsız görünen aşkları mutlu sonlarla taçlandıran yazar olarak tanındı. Bir erkeğin kaleminden kadın ruhunu apaçık anlatabilmesi her zaman merak konusu oldu. Erkek doğasının sırlarını satırların arasına gizleyerek hemcinslerinin daha anlaşılır olmasını sağladı. Kalplere dokunan hikâyelerinin bağımlılık yaptığı söylentisi çıktı. Aşk’ı yazan adam olarak akıllara kazındı.