Merhaba canlar...
@pamukokumalar ın #nisandaephesus etkinliği için tercihim FMArsal'ın #nefrettensonra kitabından yana oldu. Ama olmadı.
Şöyle ki; kalemine yabancı olmamama, okuma hızım düştüğünde ya da ağır kitaplar ardına tercih etmeyi sevmeme rağmen olmadı...
Evet, yine başarıyla ince ince işlenmiş karakterler var. Müthiş bir iş adamımız var mesela. Acımasız olduğu kadar merhametli ve kaslı, yakışıklı olduğu kadar tehlikeli ve kaslı, etrafına korku saldığı kadar saygıda duyulan ve tabi ki kaslı bir iş adamı. Umarım anlatabilmişimdir. Ailevi durumunu, karşılaştığı güçlükleri, bu evreye nasıl geldiğini tabi ki anlatmayacağım. Onlar kurgumuzu oluşturuyor.
Diğer tarafta ise bir genç kızımız var, ki aslında on beş yaşında bir çocuk! Ailesinin kaybından sonra intikam peşinde koşan bir çocuk! Yaşının büyümesini beklerken nefretini de büyüten bir çocuk! Yaşından büyük aşk oyunlarına giren, inatçı bir çocuk! Aşkla nefret arasında kalan ve bu iki arada vücudunu teşhir ederek körpeliğini kullanıp düşman dediğini kendisine aşık etmeye çalışan bir çocuk!
Yazarımızın kurgularında +18 detayların olduğunu okuyanlar bilirler. Aşkı bilirim, sevgiyi, sadakati bilirim, nefreti bilirim, aşkın nefrete ya da nefretin aşka dönüşmesini de anlayabilirim ama bunların on beş yaşında bir çocuğun bedeni anlatılarak yapılmasını anlayamam. İşte bu yüzden olmamış.
Kurgu klasik Arsal kurgusu, akıcılığı sizi duygudan duyguya sürüklemesi amenna hepsi yerli yerinde. Ama çocuk!
Hepiniz bilirsiniz ki 'ama' dan önce söylenenler anlamını, önemini yitirir...
Okuyup karar verirsiniz diyor ve müsaade istiyorum...
Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kitapla kalın...