Emile Zola' nın beş bölümde olarak ele aldığı ve her bölümde farklı sınıflarda yer alan bireylerin ölümünü anlattığı bu eserde, ölümün hayatın bir parçası olduğunu kabullenip aslında ne için yaşıyoruz? Kazandıklarımız ertelediklerimize değdi mi? Sevdiklerimiz bizi gerçekten ne kadar seviyor? Gibi soruları kendimize sorgulatan bir kitap olarak görebiliriz. Farklı karakterleri ölüm etrafında toplayan yazar, bizlere de ölüm anındaki duyguları ve tepkileri çarpıcı bir şekilde aktarıyor.
Orwell' ın 1948 yılında ele aldığı eserde, 1984 yılına yönelik öngörülerini distopik bir dünyada ele alan yazar, geleceğe karşı olumsuz düşünceleri ifade ediyor. Günümüzden de yansımalar bulacağınız bir eser...
Ne o ne bu anlayışından hem o hem bu anlayışına yumuşak bir geçiş yapan yazar, coķ kültürlülüğe yeni bir bakıs açısı getiriyor. Görüs açınızı değiştirecek bir kitap. Her sosyal bilimci kesinlikle okumalı.
Sahip oldugun şeyler vazgeçtiklerine değer mi? Ziyaret ettiginiz dükkânda tatlı yaşlı amca sizi içsel bir yolculuğa sürüklüyor. İstek ve arzuların için nelerden vazgeçersin?