S

7/10
·112 syf.··
2023 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2023 23:36
Kitabın başında hikayedeki herkes gibi biz de Santiago Nasar'ın öldüğünü öğreniyoruz. Bu kendimizi karakterlerin yerine koymamızı sağlayan güzel bir duruma sebep olmuş diye yorumluyorum. Çünkü kitaptaki herkes gibi bizde ölmemesi için bir şey yapmıyoruz. Ölümü öğrendik ya peki ben niye okuyacağım ki demeyin çünkü dur bakalım olay nasıl olmuş gibi bir merakımız vardır. Sağ olsun bize yardımcı oluyor! Mesela bir trafik kazası olmuştur kaza yerinden geçerken bakarsın ya, ya da bir olay olmuştur kalabalık toplanmıştır onun bazen uzaktan bazen çok yakınında bir üyesi olursun olayı anlamaya çalışırsın ya... işte o insanı düşün bu hikayede de bir cinayet işlenmiş acaba nasıl olmuş, niye olmuş detayları öğrenmek için okuyup bitiriyoruz. Toplum ve kişi sorgulatması yapan, güncelliğini koruyan ve koruyacak olan kısa bir hikaye okuyacaksınız. Kitabın dilinde ve olayların anlatımında çoğu yerde akıcılık kopuyor. Karakter ve sahne geçişleri muğlak olmuş. Yani hangi karakter konuşuyor veya neredeyizde anlamakta bazen zorluk olabiliyor. Şöyle bir güzel alıntı var. "Bana bir ön yargı verin, dünyayı yerinden oynatayım." Okurken kafa karışıklığı azaltması için şunu da şuraya bırakıyorum. Keyifli okumalar dilerim. KARAKTER REHBERİ: • Santiago Nasar: Cinayete kurban giden kişi • İbrahim Nasar: Santiago Nasar’ın babası • Placida Linero: Santiago Nasar’ın annesi • Angela Vicario: “Namusu kirlenen” kız • Bayardo San Roman: Angela ile evlenmiş kişi • Flora Miguel: Santiago Nasar’ın nişanlısı • Pablo Vicario ve Pedro Vicario: Cinayeti işleyen ikizler • Pura Vicario: İkizlerin ve Angela’nın annesi • Cristo Bedoya: Cerrah • Victoria Guzman: Aşçı kadın • Clotilde Armenta: Sütçü dükkanının sahibesi
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
5/10
·272 syf.··
2023 9. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 13:22
Kristof Kolomb'un batıya, kendisine göre Hint ülkelerine, yaptığı dört seferinde tuttuğu seyir defterlerindeki yazılanlarından ve İspanya kralına yazdığı mektuplardan oluşan derlemeleri okuyoruz. İlk seferde yolculuk sırasında alınan mesafeyi adamlarına daha az olarak aktarıyor böylece geri dönüş yolununun çok uzak sanılmamasını adamlarının geri dönemeyecekleri korkusuna kapılmamaları sağlamaya çalışıyor. Okyanusun ortasındaki Sargasso Denizi'nden (yosun denizi) geçerlerken ki kısım önemli bir bilgisel detaydı. Ulaştıkları yerlerdeki yerliler ve bölgeler için genel olarak bizden korkuyorlar, bizi tanrının gönderdiğini düşünüyorlar, bizle eşya değişimi yapmaya çok istekliler, çok itaatkarlar, gelişmiş silahları yok, hristiyanlığı burada çok kolay yayabiliriz, bölge dünyanın cenneti, tarım alanlar için çok uygun yerler var seklinde kendini tekrarlayan anlatımlar var. Her seferinde de altın madenlerini araştırma çabaları devam etmekte. Kolomb'un bazı olaylara neden sonuç ilişkisine değinmeden veya beklentisine uygun değerlendirmelerde bulduğunun daha sonraki yıllarda ortaya çıktığını ekleyenin. Bu tür tarihi olayların okunması önemli ancak ben konuya ilişkin videoların izlenmesini hem görsel açıdan daha iyi anlaşılacağını hem de çok kısa sürede konuyla ilgili bilgi edileceğinden ve bu kitabında kendinin çokça tekrarlayan bölümleri olmasından dolayı tavsiye ediyorum. İyi seyirler :)
Edebiyat
Seyir DefterleriKristof Kolomb · İş Bankası Kültür Yayınları · 2015478 okunma
8/10
·456 syf.··
2023 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2023 16:41
Şehrin göbeğindeki hayalet semt Tarlabaşı'nda yılbaşı gecesi işlenen cinayet sonrası Beyoğlu'nun En güzel Abisi Başkomser Nevzat ile tanışıyoruz. Bir İstanbul gerçeği olan konu hiç yabancı değil. Hikaye sırasında gezi olayları ve bölgede yaşamış daha sonra göç etmiş rum kökenli vatandaşlar hakkında değerlendirmeler yapılıyor. Katılın katılmayın, eksik veya abartılı bulun orası size kalmış. Ben şu dönem yorum yapmayacağım. Adaletsizlik, rüşvet, yolsuzluk, mafya ve polis ilişkileri, aşka da çokça değiniliyor. Benim değerlendirmeme gelirsek hikaye çok durağan, olaylar akıp gitmiyor. Hadi artık bir şey olsun bir sürpriz olsun istiyorsun yok. Evet ya bunu beklemiyordum diyemedim. İstanbul'un göbeğinde bence kitaptaki gibi anlatılan dostluklar, komşuculuk yok. Zeynepcim, Alicim gibi kibar kibar ifadeler veya mafya adamları sorgusunda nazik havada geçen konuşmalar benim gerçeklikten uzaklaşmama sebep oldular. Bunlardan dolayı da bir bölüm bitince diğer bölüme hevesle okumaya geçemedim. O yüzden kitapta elimde günlerce süründü. Klasik bir Türk filmi tadında geçen kitabın sonu da öyle oldu. Aşırı tavsiye değildir. Keyifli okumalar dilerim :)
Edebiyat
Beyoğlu’nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943,5bin okunma
8/10
·272 syf.··
2022 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2022 19:51
19. yüzyılda Londra'dayız. Phileas Fogg arkadaşlarıyla sohbet ederken bir iddia sonucu 80 günde dünya çevresinde dolaşabilirim diyor. Peki bunu niçin ve ne amaçla diyor, başarabilecek mi, sonunda ne oluyor? Sade, akıcı bir dil ve basit diyaloglar ile kolayca okunabiliyor. Yer yer maceralı geçen hikâyede bazen fazlaca detaylı bölge isimlerinden bahsedilmesi ara ara da ingiliz güzellemeleri dışında genel olarak beğendiğimi belirtebilirim. Keyifli okumalar dilerim :) Şöyle de bir alıntımız var Büyük hırsızlar hep dürüst görünüşlüdür.
1000Kitap
Seksen Günde Dünya GezisiJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202324bin okunma
9/10
·80 syf.··
2022 28. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2022 22:16
Yazarın halkı galeyana getirdiği gerekçesi ile sürgüne yollanmasına sebep olan bu tiyatro eserinde vatan sevgisini ve aşkı akıcı, anlaşılır, etkileyici bir dille okuyacak ve eserin sonunda da şaşırıp düşüneceksiniz. Bir günde rahatça okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim Türk milliyetçiliğine ilham kaynağı olmuş, Genç Osmanlı hareketi mensubu yazar, gazeteci, devlet adamı ve şair olan Namık Kemal ile tanıştığıma çok memnun oldum. Şuraya seçtiğim alıntıları bırakıyorum. Fıtrat değişir sanma! Bu kan yine o kandır. Vatanını sevmeyen Allahı'nı da sevemez. Bu vatan ki, bir zamanlar kılıcının gölgesinde birkaç devlet yaşatırken, şimdi ancak birkaç devletin sayesinde kendini koruyabiliyor. Ben şimdi vatan için ölmeyeceksem, niçin doğdum? Ben adam değil miyim? Görevim yok mu?.. Vatanımı sevmeyeyim mi? Ah, vatanını sevmeyen adamdan nasıl aşk beklersin?
1000Kitap
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,6bin okunma