📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gabriel Garcia Marquez den okuduğum üçüncü kitap bu. Çok etkilendiğimi söylemeliyim. Küçük bir kız çocuğuna yapılan acımasız işkencelerdi anlatılan bana göre. Baş kahramanımız Sierva Maria, 12 yaşında bir kız çocuğu. Doğumu sırasında öleceği söylendiği için ölmesini engellemek için evlenene kadar küçük kızın saçlarının kesilmeyecegi yemini edilir ve kız Evin köleleri ve hizmetçileri ile birlikte yaşamaya başlar. Küçük kiz Evin hizmetçilerinden biri ile alışverişe giderken yolda kuduz bir köpeğin saldırısina uğrar. Evin köleleri ile birlikte yaşamaya terk edilen Sierva Maria, buradaki Afrikalı kölelerin hazırladığı ilaçlar sayesinde iyi olur ama... Ama buradan sonra çok önemli. Çünkü dini inançları nedeni ile kızının iyi olduğuna inanmayan baba (aslında birazda aklı kit bir baba), kızının içine cin girdiğini iddia eden kilise yönetiminin eline bırakır kızını. Bir manastıra kapatılan küçük kıza Piskopos tarafından bir yardımcı gönderilir ama 33 yaşını bitiren bu yardımcı (kendisi Delaura olur) o 12 yaşındaki küçük kıza tutkulu bir aşk duyar (anlamadığım koskoca adamlar neden küçük kızlara aşık oluyor. Yazarın "Benim Hüzünlü Orospularim" kitabında da 90 yaşındaki adam küçücük kıza aşık oluyordu. Tiksiniyorum artık bu tür şeyleri okumaktan görmekten). Bir süre sonra Sierva Maria da ona aşık olur ve manastırdan kaçmak için Delauradan yardım ister. Ama yardım edemeden Delaura yakalanır ve mahkum edilir, Sierva Maria da yatağında ölü bulunur. Küçük kız öldüğünde, cin çıkarma ayini sırasında kazınmış olan saçları tekrar uzamaya başlar. Bu efsane de böyle yayılır etrafa...
Aslında yazarın vermek istediği mesaj, toplumsal baskıların ve inanç yetersizliğinin o dönem nelere mâl olduğudur. Çünkü at gözlüğünü çıkaramayan ve Tanrıya inandıklarını iddia edenler, geri kalmış düşünce ve