Özgür ve adil bir dünya özleyen herkes için her türlü diktatörlük, dinsel aidiyetlere, etnik aidiyetlere ya da kimliğe ilişkin sorunları çözmede gösterdiği apaçık yetersizlik üzerinde özel olarak konuşmaya değmeyecek kadar kabul edilemez bir çözümdür. Tercih ancak demokrasinin çerçevesi içinde yer alabilir.
Hiç kimse önüne her kitap açtığında, ekranın karşısına her oturduğunda, her tartıştığında ya da düşündüğünde zihinsel olarak "yurdunu terk etmek" zorunda kalmamalı. Herkes modernliği hep başkalarından ödünç alma izlenimine kapılmak yerine, kendi içine sindirip özümseyebilmeli.