Araplar’ın bu dönemden çıkarmış oldukları ve hâlâ çıkardıkları sonuç, Batı’nın kendisine benzenmesini istemediği ve sadece kendisine itaat edilmesini istediği şeklindedir.
Akdeniz’in güneyinde ve doğusunda İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca konuşabilen milyonlarca insan bulabilirsiniz. Buna karşılık, kaç İngiliz, Fransız, İtalyan ve İspanyol, Arapça ya da Türkçeyi öğrenmekte yarar görmüştür?
Yarım bin yıldan beri insanların düşüncelerini ya da sağlıklarını ya da manzaralarını ya da günlük yaşamlarını kalıcı biçimde etkileyen her şey Batı’nın eseri. Kapitalizm, komünizm, faşizm, psikanaliz, çevrecilik, elektrik, uçak, otomobil, atom bombası, telefon, televizyon, bilgi işlem, penisilin, doğum kontrol hapı, insan hakları ve de gaz odaları... Evet, bütün bunlar, dünyanın mutluluğu ve felaketi, bütün hepsi Batı'dan geldi.
Eğer atalarım, Müslüman orduları tarafından fethedilen bir ülkede Hristiyan olmak yerine, Hristiyanlar tarafından fethedilen bir ülkede Müslüman olsalardı, onların inançlarını koruyarak on dört yüzyıl köy ve kentlerinde yaşamaya devam edebileceklerini sanmıyorum. Gerçekten de, İspanya'daki Müslümanlara ne oldu? Ya Sicilya'daki Müslümanlara? Yok oldular, tek kişi kalmamacasına katledildiler, sürgüne zorlandılar ya da cebren Hristiyan edildiler.
...benim gözümde inançlı bir insan, sadece bazı değerlere inanan kişidir - ve ben bunları tekbir değerde özetlerdim: insanoğlunun onuru. Gerisi mitoloji ya da umutlardan başka bir şey değil.