Açıkçası bu kitabın neden bu kadar sevildiğini anlayamadım. Okurken bana derli toplu bir eser okumaktan çok, 2010'lu yılların Facebook'ta paylaşılan özlü sözlerinin bir araya getirilmiş hâlini çağrıştırdı. Biraz tasavvuf, biraz kişisel gelişim, biraz da hayat dersi derken ortaya çıkan metinler bende beklediğim etkiyi yaratmadı.
Kitabın dili akıcı olsa da anlatılanların büyük kısmı bana yeni bir şey katmadı. Sayfalar ilerledikçe derinleşen bir düşünce dünyasıyla karşılaşmayı beklerken, daha çok tanıdık ve sıkça duyulan cümlelerle karşılaştım. Belki de kitapla arama mesafe koyan şey buydu.
Kemal Sayar'dan okuduğum ilk kitap buydu; belki de son kitabı oldu. Elbette her kitabın ve her yazarın bir okuru vardır, ancak bu eser benim beklentilerimin oldukça altında kaldı. Kitabın hitap ettiği okur kitlesiyle benim aradığım okuma deneyimi pek örtüşmedi. Bu nedenle ne yazık ki bende kalıcı bir iz bırakamadı.
"İnsan" "diyordu, "ömründe ancak bir kez aşık olurmuş. O vakit kalbi kanatlanıp semaya havalanır, yıldızların arasına karışırmış. Sevdikçe ve sevildikçe ışıldarmış kalbi. Bizim yıldız kayması sandığımız şey, sevdiğini kaybedenlerin intiharıymış."