(SPOILER)
Nazan Bekiroğlu ile tanıştığım ilk eser... Bu kadar sarsılacağımı, duygudan duyguya atlayacağımı düşünmeden başlamıştım bu kitaba. Her fotoğraf karesinden geçmişe yolculuk yaptığımız ve bir gölge gibi baş kahramanımızla adım adım geçmişte dolaştığımız bir kitap...
Yıllar öncesinden gelen bir mektupla başlıyor hikayemiz ve baş kahramanımız da dedesi Setterhan ve büyük annesi Zehra'nın hikayesini araştırmak için Tebriz'e doğru yola çıkıyor ve geçmişe gidip gelerek inanılmaz bir hikayenin ortasında buluyoruz kendimizi.
Setterhan'ın halı ticaretini, Azam'a olan aşkını, Piruz ile tanışmasını, Piruz ve Azam'ın yaptığı ihanet sonucunda Setterhan'ın Batum'a gidişini, orada Sofia ile tanışmasını, Bolşevik İhtilali'ni ve sonunda Trabzon'a gelişini; aynı zamanda bir taraftan da Zehra'nın resim öğretmenine aşkını, İsmail'i, Balkan Harbi Seferberliği'ni ve Samsun, İstanbul yolculuğunu, Trabzon'un kurtuluşu ve geri dönüşlerini görüyoruz. Hikaye boyunca nasıl tanışacaklarını merak ederken sonunda Trabzon'da gerçekleşiyor bu kavuşma ve hiç bitmesini istemesem de bitiyor hikayemiz...
Akıcılığına kapılıp gittiğim, yer yer duygulanıp gözyaşı döktüğüm, çok beğendiğim bir eserdi. Okunmasını gerçekten tavsiye edebilirim...