Tam anlamıyla kendine sahip olmak imkânsızdır, denilecek. Bir yandan atalarımız bizi bulunduğumuz hâle hazırladılar, öte yandan eğitim bizi şekillendirdi; ve nihayet sosyal hayat bizi baskı altına aldı. Demek ki gerçekte, tam ve hakikî benlik yoktur. Benlik denilen şey, bir karışımdır veya her türlü etkinin bir sonucudur. Ve fert, başkalarından köklü bir şekilde ayrılmaz. Gerçekte ilk bakışta gözlenen şey budur, fakat ferdin ideali asla bu saf ve sade gözleme kendini uydurmak değildir. Aksine bu ideal, ataların ve toplumun hareketinden kendine bir sorumluluk çıkarmaktadır.