”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
Brezilya'daki bazı federal hapisaneler bundan böyle okudukları her roman için tutukluların cezalarını 4 gün kısaltacak.
Ülkenin en azılı suçlularını barındıran dört hapisanede mahkumlar senede on iki kitap okuyarak cezalarını 48 güne kadar kısaltma hakkına sahip olacak.
Mahkumlar felsefe, bilim ve edebiyat kitapları arasından istediklerini seçebilecek.
Suçluların cezalarında indirim alabilmeleri için bir kitabı en fazla bir ayda bitirmesi ve bu sürenin sonunda kitapla ilgili bir makale yazması gerekecek.
Makalelerde paragrafların doğru kullanılması, anlatımın anlaşılır olması ve gramer hatası bulunmaması da istenecek.
Ancak tüm mahkumlar programa katılamayacak. Hangi mahkumların "okuyarak günahlardan arınma" adı verilen bu programa katılabileceğini özel bir panel belirleyecek.
Sao Paulo'da avukatlık yapan ve bir cezaevi bağış programını yöneten Andre Kehdi "Bir kişi cezaevini aydınlanmış ve dünya görüşü gelişmiş bir şekilde terk edebilir" dedi.
Kehdi sözlerine "Bu projeye katılanlar sonunda daha iyi insanlar olacaklar, buna şüphem yok" diyerek devam etti.
bbc.com/turkce/haberler...
Brezilya'daki bazı federal hapisaneler bundan böyle okudukları her roman için tutukluların cezalarını 4 gün kısaltacak.
Ülkenin en azılı suçlularını barındıran dört hapisanede mahkumlar senede on iki kitap okuyarak cezalarını 48 güne kadar kısaltma hakkına sahip olacak.
Mahkumlar felsefe, bilim ve edebiyat kitapları arasından istediklerini seçebilecek.
Suçluların cezalarında indirim alabilmeleri için bir kitabı en fazla bir ayda bitirmesi ve bu sürenin sonunda kitapla ilgili bir makale yazması gerekecek.
Makalelerde paragrafların doğru kullanılması, anlatımın anlaşılır olması ve gramer hatası bulunmaması da istenecek.
Ancak tüm mahkumlar programa katılamayacak. Hangi mahkumların "okuyarak günahlardan arınma" adı verilen bu programa katılabileceğini özel bir panel belirleyecek.
Sao Paulo'da avukatlık yapan ve bir cezaevi bağış programını yöneten Andre Kehdi "Bir kişi cezaevini aydınlanmış ve dünya görüşü gelişmiş bir şekilde terk edebilir" dedi.
Kehdi sözlerine "Bu projeye katılanlar sonunda daha iyi insanlar olacaklar, buna şüphem yok" diyerek devam etti.
bbc.com/turkce/haberler...
Harry Potter’a benzetildiği için çok büyük bir hevesle başladım ve hayal kırıklığına uğradım. Belki de bu kadar beklentim olmadan başlasaydım daha çok beğenirdim. Kitaba yazın başladım ama ara verdim her kitap bitişinde. (Altı kitaplık seri tek kitapta toplanmış.) Yani heyecanla, hızlıca okuyamadım.
İlk kitap: Yerdeniz Büyücüsü. Bu güzeldi ama ben hep Harry Potter heyecanı aradığım için hüsrana uğradım. Lütfen Harry Potter beklentisiyle okumayın, öyle olmasa muhtemelen daha çok beğenirdim. Bir de kitap acayip kalın, okumak için özel bir yer (koltuk, masa, yastık vs.) gerekiyor. Çevik Atmaca yani Ged’in büyücü olduğunun anlaşılması, Ogion ve Roke Adası’nda eğitim alması anlatılıyor. İkinci kitap Atuan Mezarları’nda Tenar’ın hayatı anlatılıyor. Ged/ Çevik Atmaca sonradan kitaba dahil olacak mı? Okuyup görürsünüz. Burada rahibelerin yetiştirilişi ve inanç biçimlerinde bayağı mesaj vardı. Üçüncü kitap En Uzak Sahil’de bir yardım çağrısı var: Prens Arren. Roke bu kitapta da var, tabi bir de başbüyücü. Başbüyücü kim? Ölüm ve ölümsüzlüğün anlatıldığı kitapta bir nevi yaşam ve ölüm savaşı anlatılıyor. Normalde bu kitapla bitmiş, diğer üçü sonradan yazılmış. Dördüncü kitap Tehanu; Ged ve Tenar için farklı bir olay sunuyor bize. Sonradan yazılan bu kitaplar kadınlardan af dilemek için mi yazılmış diye düşündüm:) Beşinci kitap, Yerdeniz Öyküleri’nde beş ayrı hikaye var, bağımsız görünen ama aslında konuyla bağlantılı. Son kitap Öteki Rüzgar ile hikaye sonlanıyor. Özellikle son iki kitapta düşündüren güzel atıflar vardı. Onları daha çok sevdim.
Kitabın en güzel yanı bol bol okyanus, deniz yolculuğu anlatmasıydı. Kapağındaki resim de bir başka güzellikti. Kitabı beğenmeyen kimse yok neredeyse ama ben beğenmedim, abartıldığı kadar beğenmedim diyeyim ya da. Büyü dünyası anlatıldığı
Ona kalsa evde oturup, kafasını bir romanın sayfalarına gömerek saatler geçirmeyi tercih ederdi. Kitapları severdi, hem de çok. Kainatla arasındaki bağ kelimelerden geçerdi. Yalnızlıkla da arası iyiydi.