”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
Okuduğum diğer siyer kitapları akademik olunca bu kitabın edebi olması alıştığım tarz olmadığı için başlarda biraz zorladı. Başları çok ağır ilerledi fakat ortalardan sonra daha akıcıydı.
Kitap MEB tavsiyeli ama çocuklar için dili çok ağır ve yazar Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olmasına rağmen sürekli “sahabeler” yazması beni ciddi manada rahatsız etti. ( Sahabe zaten çoğul bir kelimedir ya sadece sahabe yazacaktı ya da sahabiler.) Sürekli İbn Hilal ve İbn S’ad’ın siyer kitapları kaynak olarak gösterilmişti. Ayetler Arapça verilmişti genelde ama bazıları sadece mealden ibaretti. Risalelerden alıntılar vardı fakat risale okumayan birinin bunu anlaması gerçekten zor. İçeriğinin biraz daha özenli olmasını isterdim.
Hüsran, Şark, Alınlar Terlemeli, Umar mıydın ile başlayıp Yine Kıt’alar Resim İçin, Nefs-i Nefîs, Yaş Altmış ve Nevruz’a ile sona eren şaheser ve unutulmaz bir klasik.
Bu kitapta da diğer içeriklerin benzeri var. İslam ahlakının üzerinde çok durması, İslam’la cehaletin bağdaşmadığının örneklerini vermesi takdire şayan.